İncirin anavatanında ÇED’siz JES girişimi: Yöre halkı mücadele başlattı

İncirin anavatanında ÇED’siz JES girişimi: Yöre halkı mücadele başlattı
İncirin anavatanı Aydın’da ÇED süreci işletilmeden açılmak istenen jeotermal elektrik santraline karşı yöre halkı mücadele başlattı. Köylüler hem zeytin ve incir ağaçlarına hem de sağlıklarına etkilerinden dolayı JES’leri yaşam alanlarında istemiyor.

İZMİR - Aydın'ın Kuyucak ve Buharkent ilçelerinin sınırlarında kalan Horsunlu, Kurtuluş, Gencelli, Gencellidere, Feslek ve Ortakçı köylerindeki yeşil alanda Kocaer isimli elektrik şirket, elindeki 2006 yılına ait bir arama ruhsatını dayanak göstererek jeotermal kuyusu açma girişiminde bulundu.

Çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreci için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurmayan şirket geçtiğimiz günlerde incir ve zeytin bahçesine iş makinesi sokarak çalışmalara başladı. İlk etapta elliye incir ağacı kesilirken bölge halkının müdahalesi ile ağaç kesimi durduruldu. Aynı zamanda yerleşim yerine çok yakın olan alanın proje sahası olarak belirlenmesine köylüler tepki gösterdi.

KÖYLÜLER ARAZİLERİNİ SATMIYOR

Şirket bu sahada 24 megavat büyüklüğünde bir jeotermal elektrik santrali açmayı planlıyor. Jeotermal şirket çalışanlarının bölgede deprem araştırması adı altında köylüleri kandırarak jeotermal kuyusu açmaya çalıştığı da iddia edildi. Öte yandan şirketin toprak satın alma talebine karşı köylülerin yanıtı ret oldu. Şirket daha önce de bölgede kuyu açma girişiminde bulunmuş ama köylüler engellemişti.

KÖYLÜLERDEN VAZGEÇ ÇAĞRISI

Yaşam alanlarında JES istemeyen Aydınlı köylüler ise jeotermal kuyusu açılmak istenen bölgede başlatmış oldukları eylemlerle seslerini, bakanlık bürokratlarına duyurmaya çalışıyor. Çiftçilikle geçimini sağlayan vatandaşlar ise JES’lerin çevreye olan etkilerinden dolayı projeden vazgeçilmesi çağrısında bulunuyor.

aydinjes.jpg

Aydın KÖYLÜLERİN AVUKATI: ELLERİNDE JES İZNİ YOK

Artı Gerçek’e konuşan köylülerin avukatı Ferah Altuntaş girişimlerine rağmen şirketin elindeki ruhsatın ayrıntılarına ulaşamadıklarını belirterek “2026 yılında Bereket Enerji’ye verilmiş bir ruhsatı gerekçe gösteriyorlar. Ruhsatı bakanlığa sorduk ama geri dönüş alamadık. Şirket bunu ilerleyen yıllarda Kocaer isimli bir şirkete devretmiş. JES kurulmak istenen alan 7 köyün ortasında kalıyor ve bölgede 10 bin civarından insan yaşıyor. Şirket bir vatandaştan aldığı arazide çalışmalarına başladı ve incir ağaçlarını kökledi. Zeytinliklerin kesilmesi ise köylüler engel oldu. Bu bölgede bir kuyu açma izni yok. Burası yerleşim yerinin dibi. Bölge halkı son derece rahatsız. Şirketin elinde neyin izni ve ruhsatı var bilmiyoruz” dedi.

‘HALKIN EKMEĞİNE AYKIRIDIR’

Ortada başlatılmış bir ÇED sürecinin de olmadığını vurgulayan Avukat Altuntaş “Hangi yasal düzenleme çerçevesinde buna hazırlandıklarını bilmiyoruz. Yaşam alanlarının ortasında bir kuyu açılmasını istemiyoruz. JES’lerin artıkları bizim havamızı, suyumuzu kirletecek. Bölge halkı incir ve zeytin üreticisidir. 10 bin insan bu bölgeden ekmek yiyor. Dolayısıyla bu kadar yoğun nüfusun yaşadığı bu kadar ciddi bir şekilde incir ve zeytin tarımının yapıldığı bölgeye jeotermal santrali yapmaya kalkışmak yasalara, bölge halkının ekmeğine aykırıdır. Bir milyonun üstünde zeytin ağacı var bu bölgede. Bölge halkı bunun sonuna kadar takipçisi olacak. Zeytinliklere, yaşam alanlarına, dere yataklarına ve su havzaların ve kültür ve tabiat varlıklarına üç kilometre sınırına uymuyor” ifadelerini kullandı.

'İNCİR REKOLTEMİZ DÜŞTÜ'

Kurtuluş köylülerinden Sebahat Altuntaş “Biz Ege bölgesinin en güzel incir ve zeytinlerinin olduğu bölgedeyiz ancak çevredeki JES’lerin etkilerinden bizim de incir rekoltemiz düştü. Biz tarımla yaşamını sürdüren insanlarız. Biz gelir kaynağımızı kaybettikten sonra bu topraklarda yaşamımızın anlamı yok. Biz üretirsek şehirlerdekiler yiyecek, biraz üretemezsek yok. Zehirli gazları solumak istemiyoruz. 40, 50 yıllık ağaçlar kesildi. Bir ağaç hemen yetişmiyor. Çocuk gibi büyütüyoruz. Bizim önceliğimiz havamız, toprağımız, suyumuz, ağacımız. Çalışma başladığında ilk gidenlerden biri benim. Orada kepçeyi durdurduk. Taşkınlık yapmadık. Hakkımızı aradık. Şu anda bir çalışma yok ama tekrar başlarsa yine ineriz. Sonuna kadar gideceğiz. Kimse arazisini satmayacak. Ben çoluğuma çocuğuma baktığım arazileri başkasına peşkeş çekeyim. Benim ailem zeytin ve incirle beni büyüttü. Ben de çocuklarımı zeytin ve incir sayesinde üniversite okuttum.” dedi.

'TÜCCAR İNCİRİMİZİ İSTEMİYOR'

Köylülerden Serkan Yaren da “Biz çiftçi olduğumuz için bu jeotermalden çıkan zehirli gazlar bizim zeytinimizi, incirimize zarar veriyor. 7-8 kilometre ötemizde bir JES açıldı ve oradaki köylüler bu durumdan çok rahatsız. Aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz. Bizim 10-15 yıl önce parmakla gösterilen incirlerimiz oluyordu artık tüccarlar almak istemiyor. Zeytin ve incirden başka bir gelir kaynağımız yok. Onunla karnımızı doyuruyoruz. Çocuklarımızı onlarla okuttuk. Hepimiz birlik beraberlik içindeyiz ve her zaman mücadele etmeye hazırız. Bu araziler telef olduğunda bizim gidecek bir yerimiz yok. Çoluğumuzun çocuğumuzun geleceğine sahip çıkacağız “

EN AZ 35 JES BULUNUYOR

İncir, zeytin, pamuk ve birinci sınıf toprakları ile Türkiye’nin en verimli havzalarından Büyük Menderes’in üzerinde kurulu bulunan Aydın’da en az 35 adet jeotermal enerji santrali bulunuyor.

Öne Çıkanlar