Can DÜNDAR


Nihayet siyasi İslamcıların bir mağduriyeti daha giderildi.

“Askeri vesayet” diyorlardı; bitti.

“Başörtülü kızlar okula alınmıyor”du, bitti; 

“İmam hatiplere engel…” Bitti.

Ve şimdi nihayet “Ayasofya’da namaz kılamıyoruz” da bitti.

1934 tarihli müze kararını iptal eden Danıştay, 12 yıl önce, tam ters karar vermiş, “Ayasofya müze kalmalı” demişti.

O günden bu yana yasa değişmedi, iktidar da değişmedi; sadece güçler dengesi değişti, Danıştay dize getirildi, cübbelere düğme takıldı. Ortada hukuk olmayınca böyle… Yarın dengeler değiştiğinde bu karar da değiştir. Biri de çıkar yeni kararı 20.23’te açıklar.

Erdoğan geçen yıl Mart’ta Ayasofya konusu açılınca demişti ki:

“Daha yandaki Sultanahmet’i dolduramadınız, kalkıp Ayasofya’yı açalım” diyorsunuz. Bu oyunlara gelmeyelim, bunların hepsi tezgâh…”

Peki, şimdi niye bu tezgâha geldi?

Onun cevabı da kamuoyu yoklamalarında yazılı:

KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, 9 ay önce, AKP’nin çekirdek seçmeninin en düşük orana indiğini, tarihinde ilk defa yüzde 30 seviyesinin altına düştüğünü söylemişti. Düşünün bu, Corona salgınının yarattığı büyük ekonomik yıkımdan önceydi. Yüzde 45’lerden gelip yüzde 30’un altına düştüyseniz, elinizde kalan çekirdeği tutmak için bir şey yapmanız lazım.

Tabanınız işsiz… Eve götürecek ekmeği yok; gırtlağına kadar borç içinde; tepkili, partiden uzaklaşıyor. Onları işe alamıyorsunuz, para veremiyorsunuz, yatırım, hizmet götüremiyorsunuz.

Ne yapacaksınız? Hamaset…  Diyeceksiniz ki:

“86 yıllık esaret bitti; Ayasofya namaza açıldı. Daha ne istiyorsunuz. Kılın namazınızı, kesin avazınızı…”

Şimdi geriye bir tek mağduriyet kaldı: 

“Karımızı keyfimizce dövemiyoruz” mağduriyeti… Şu İstanbul Sözleşmesi’ni de feshedersek o mağduriyeti de gidermiş olacağız. 

Onu da toplu dayakla kutlarlar artık…