Remzi BUDANCİR


+GERÇEK- Aralık 2016 tarihinden bu yana Kocaeli 1 No’lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumunda bulunan HDP Eski Milletvekili Aysel Tuğluk, ağırlaşan sağlık sorunlarına rağmen cezaevinde tutuluyor. Aysel Tuğluk için 3 kez “cezaevinde kalabilir” raporu veren Adli Tıp Kurumu (ATK), 28 Şubat davası sanığı Çevik Bir’e ise demans gerekçesiyle “cezaevinde kalamaz” raporu verdi. Bu raporun ardından Çevik Bir tahliye edildi.  Çevik Bir’in tahliyesinin önünü açan ATK’nin Tuğluk ile ilgili farklı tutum sergilemesine tepkiler sürerken, Kobanê Davası’nda Aysel Tuğluk’un tahliyesine karar verdi. Ancak Tuğluk’un tutukluluk hali başka bir davadan dolayı sürdüğü için tahliye edilmedi. 

HDP HUKUK KOMİSYONUNDAN 

Aysel Tuğluk’un sağlık sorunu giderek ağırlaşmasına rağmen tahliye edilmemesine tepkiler devam ederken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk Komisyonu Tuğluk’un avukatları ile birlikte konuya ilişkin basın toplantısı düzenledi. Açıklamayı okuyan HDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Avukat Serhat Eren, Tuğluk’un sağlık durumu ve son gelişmelere ilişkin bilgiler verdi. Aysel Tuğluk’un tutulduğu Kocaeli 1 No’lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumunda demans hastalığına yakalandığını hatırlatan Serhat Eren, hastalığın başlangıcı, hastalık başlangıcının ardından yaptıkları girişimleri aktardı.

HASTALIK TANISI 2021’DE KONULDU

Tuğluk’a ilk tanının Şubat 2021 tarihinde Seka Devlet Hastanesinde konulduğunu ardından belirli aralıklarla Kocaeli Devlet Hastanesi ve ATK İhtisas Dairelerinde muayenelerin gerçekleştiğini hatırlatan Eren, bu süreçte her defasında ATK’nin  “Cezaevine kalabilir” yönünde rapor düzenlemesine tepki gösterdi. Eren, Adli Tıp Kurumunun bilime, hukuka, etiğe ve vicdana aykırı düzenlediği raporlar sebebiyle bugüne kadar yapılan tüm başvurulara rağmen Tuğluk’un tahliye edilmediğini ve sağlığının daha da kritik aşamaya geldiğini söyledi.

İNFAZI DURURULARAK TAHLİYE EDİLMEDİ

En son Kobane davasının 15’inci duruşmasında Aysel Tuğluk hakkında tahliye kararı verildiğini hatırlatan Eren, “Sayın Tuğluk’un tek başına hayatını idame ettirme düzeyini ortadan kaldıran aşamayı gösteren çok sayıda rapor, TİHV ve İstanbul Tıp Fakültesi bilimsel mütalaaları, Cezaevi Hükümlü Değerlendirme Dışı Bırakma Kararları, hastalığın geldiği kritik aşamayı gösteren reçeteler, yanında kalan arkadaşlarının yazılı beyanları, vb gibi çok sayıda bilimsel veriyi göz ardı ederek “müdafilerce sanığın rahatsızlığının savunmadan kaçınma argümanı olarak kullanılmasından duyulan vicdani rahatsızlık üzerine” şeklinde ara karar tesis ederek tahliyesine karar vermiştir. Her ne kadar Kobane dosyasında sorgusunun yapılmış olması gerekçesiyle tahliye kararı verilmişse de hükümlü bulunduğu dosyanın infazından dolayı tahliye edilmemiştir. Tahliye edilmesi için ATK’nın cezaevinde tek başına yaşamını idame ettiremeyeceğine ilişkin rapor vermesi ve Savcılığın bu rapora dayanarak infazın ertelenmesine karar vermesi gerekmektedir” dedi. 

TEST SONUÇLARI İLE RAPOR UYUŞMUYOR

Açıklamasını Tuğluk’un sağlık durumu ve itiraz süreçlerini anlatarak sürdüren Eren, en son yaptıkları itirazlar üzerine Tuğluk hakkında ATK 3. İhtisas Kurulunun 22 Haziran 2022 tarihinde yeni bir rapor tanzim ettiğini söyledi. Birçok testteki hatırlama düzeyinin aşırı zayıflığını ve sayısal skorların ne kadar yetersiz olduğunu belirten kurul raporunun aynı zamanda “cezaevinde tek başına hayatını idame ettirebilir” sonucunu içerdiğini ifade eden Eren, bu rapora itirazda bulunduklarını söyledi. 

'ÇEVİK BİR KARARI AYIRIMCILIĞIN GÖSTERGESİDİR'

ATK’nin verdiği rapor üzerine Çevik Bir’in tahliye edilmesine de değinen Eren, “28 Şubat davasından müebbet hapis cezası hükümlüsü Genelkurmay eski 2. Başkanı Çevik Bir, aynı hastalık sebebiyle infaz ertelenmesi kararı verilerek tahliye edilmiştir. Aynı hastalık sebebiyle verilen iki zıt karar, aynı zamanda Tuğluk’un temsil ettiği Kürtlere ve siyasi kitleye gösterilen hukuksuz ve ayrımcı yaklaşımın göstergesidir” diye konuştu. 

TUĞLUK BİR AN ÖNCE TAHLİYE EDİLMELİ

AYM’ye yapılan ihtiyati tedbir talepli başvurunun, ATK Üst Kurulu ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan son itirazların bir an önce karara bağlanmasını isteyen Eren, şu çağrıyı yaptı: “Tek başına hayatını idame ettiremeyecek birine, insanlığa karşı suç kategorisinde olan işkence halinin yaşatılmasına son verilmesi için hukuki tüm girişimlerin eksiksiz sürdürüldüğünü paylaşmak isteriz. Sayın Tuğluk’un derhal, daha fazla vakit kaybedilmeden, özgürlüğüne kavuşturularak sağlıklı koşullarda tedavi edilebilmesi için hükümetin, yargının ve ATK’nın ayrımcı tutum ve uygulamalarından vazgeçmesini, kadın örgütleri başta olmak üzere, hukuk örgütleri, sivil toplum örgütleri ve kamuoyunu daha fazla duyarlı olmaya davet ediyoruz.”