'Askıda ekmek' tartışmalarına yanıt veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz askıda ekmek koyduk, ekmeksizler birer birer saklandıkları yerden çıkmaya başladı" dedi. "Türkiye bölgesel ve küresel olayların aktif, etkili bir takipçisidir" diyen Bahçeli, "Bizden habersiz bir kuşun havalanması söz konusu değildir" iddiasında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ankara'da başlattıkları 'askıda ekmek' kampanyasına yönelik eleştirilere yanıt veren Bahçeli, "'Askıda ekmek' kampanyası siyasal bir tepki veya eleştiri değil, manevi bir görevi ifa hassasiyeti, kardeşliği, hatırlamayı, paylaşmayı ve kader ortaklığını ifade hasbiliğidir" ifadelerini kullandı.

'ELEŞTİRENLER, EVİNDE EKMEK YOKSA SÖYLESİNLER'

Kendisini eleştirenleri hedef alan bahçeli, "Biz askıda ekmek koyduk, ekmeksizler birer birer saklandıkları yerden çıkmaya başladı" dedi.

"Karadeniz'de bulunan 320 milyar m3'lük doğalgaz rezervine ilave olarak 85 milyar m3'lük doğalgaz bulunması ekonomide iyimserliği kamçılamıştır" iddiasında bulunan Bahçeli, "Bu gelişmeler karşısında moralleri bozulan ekmeksizler kendilerini ele vermişlerdir. Askıda ekmek kampanyamıza kara çalanlar utanmalarını bilen gafillerdir" diye konuştu. "Eleştirenler evinde ekmek yoksa söyleyip istesinler" diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bir ekonomist 'İstediğiniz kadar posta arabasını arka arkaya ekleyin bundan tren olmayacaktır' demiştir. Bırakın tren olmayı vagon olmaz bunlardan. Dün önüne konulan çanağı deviren kimliksizlerin zilletin askısında nasıl eridikleri görecekleri günler yakındır. Biz ekmeği askıya koyduk, helalden yana tercihimizi gösterdik. Biz ekmek diyoruz, millet diyoruz, refah diyoruz, bereket diyoruz, beka diyoruz, istiklal ve istikbal diyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye'ye Cumhur İttifakı'yla ulaşacağımıza inanıyoruz."

ELEŞTİRİLERE YANIT: İNSAN ONURUNU KAYBETMİŞLER

"Askıda ekmek çalışmalarına kara çalmaya çalışanlar insan onurunu kaybetmişlerdir. Mayaları lekeli, sicilleri bozuktur. Milletimizin ekmeğine bile göz koyacak kadar nankör, milli manevi hasletlere göz dikecek kadar namertsiniz. Bunlar her fırsatta ya ekonomiye, ya milletimize kötü derler. Korku pompalarlar. Ne milleti ne ekmeği tanırlar. Ama dedikodu tellallığında başı çekerler."

'BİZDEN HABERSİZ BİR KUŞUN HAVALANMASI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR'

"Elimizde bir çıkış haritası yoktur. Geleceğimizin nasıl şekilleneceğini, tehdit ve fırsatların neler olacağını önceden tarihi şuuruyla öngörmek, hazırlık yapmak elimizdedir. Bölgesel ve uluslararası krizler gerçekleri görememenin, hazırlıksız yakalanmanın sonucunda ortaya çıkmıştır" tespitinde bulunan Bahçeli, "Türkiye, Cumhur İttifakı'yla, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle tarihin arkasında koşan, olup bitenleri günü birlik analiz eden bir ülke olmaktan tamamen uzaklaşmıştır" dedi.

Bahçeli, "Türkiye bölgesel ve küresel olayların aktif, etkili bir takipçisidir. Bizden habersiz bir kuşun havalanması söz konusu değildir" iddiasında bulundu.

Öte yandan muhalefeti de tehdit ederek, 'Saros uşakları' ifadelerini kullanan Bahçeli, "Sokak hazır diyen "Saros uşakları" bedelini çok ağır öder" dedi.

AZERBAYCAN- ERMENİSTAN ÇATIŞMASI

Bahçeli, Azerbaycan- Ermenistan arasındaki çatışmalara ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dağlık Karabağ coğrafyasında yazılan Türk Tarihidir. Dökülen Türk kanıdır. Verilen Türk canıdır. Karşıdaki güç de terör devleti Ermenistan'dır. Karabağ Türk yurdudur. Dağlık Karabağ'ın asıl sahibine geçmesinin zamanı gelip çatmıştır. Ermeni katiller geçmişleri alçak saldırılarına yenilerini eklemektedir.

Meclis'imize ihanet edenlerin torunları bugün Karabağ'da cinayet nöbetindedir. Osmanlı Devletinin topraklarına hücum edip onun bir parçasını işgal eden Fransa da bunun destekçisidir. Silah ve mühimmat temin etmektedir. Yani Türk düşmanları Dağlık Karabağ'da faaldir. Haklı olan ülke Azerbaycan'dır. Mağdur olan ülke Azerbaycan'dır. Suikaste uğrayan ülke Azerbaycan'dır. Haksızlık karşısında susmak elim bir hatadır.

Dağlık Karabağ Azerbaycan’a geçmeden ateşkes, müzakere ve diyalog uçurumdur, işgalcilerin taktik adımıdır. Diyor ya şair; 'Fil çoğalsın, Ebabil’den umut kesilmez. Firavun azsa da, Nil’den umut kesilmez. Zalimler ölmüyor diye yese kapılma, Sabret hele, Azrail’den umut kesilmez. Dağlık Karabağ’da kimin kiminle yürüdüğü, kiminle zulüm ittifakı yaptığı bellidir. Bizi derinden üzen ve kahreden bir başka konu, 1990’lı yıllarda bağımsızlıklarını kazanan Türk Cumhuriyetlerinin Dağlık Karabağ konusundaki sessizliği, tepkisizliği ve hareketsizliğidir."

KKTC SEÇİMLERİ: AKINTIYA KARŞI KÜREK ÇEKENLER SANDIKTA KAYBOLMUŞTUR

Kuzey Kıbrıs seçimlerinde Ersin Tatar'ın Cumhurbaşkanı seçilmesini değerlendiren Bahçeli, "Esaret değil cesaret kazanmıştır. Zillet değil, millet kazanmıştır. Akıntıya karşı kürek çekenler sandıkta kaybolmuştur" dedi.

Bahçeli, şöyle devam etti:

"Kıbrıs meselesini Rumların eline ve insafına terk etmek en başta milli değerlere ve tarihsel kazanımlara haksızlıktır. Dünden bugüne bakışımız değişmemiştir. Neye sahip olduğumuz değil, sahip olduklarımızla ne yaptıklarımızdır. Bunlar Kıbrıs Türklüğü'nün zorlu yıllarında sandallara binip kaçan, gemiyi terk eden korkaklardır.

Kıbrıs Türk'tür, Türk kalacaktır. KKTC'nin tanınması uluslararası toplum nezdinde kabulü ve egemen devlet halinde varlığı sağlanacaktır. Siyasi tercihi ne olursa olsun, KKTC'de yaşayan her kardeşimi kucaklıyorum. Lefkoşa Ankara'nın ikiz kardeşidir. KKTC, Doğu Akdeniz'deki son siperimizdir. Kıbrıs demek vatan demektir, Kıbrıs demek Türk demektir. Ne var ki ışıklar yanıyor mesajıyla darbe heveslileri, ışığı yakanın da kapatacak olanların sadece aziz millet olduğunu bilmeleri tavsiyemiz ve ikazımızdır."