Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK-  Erdoğan kürsüde, adeta Tanzimat Fermanı’nı ilan ediyor: "Herkes hukuk önünde eşittir" diyor. 

"Kimsenin eleştiri yaptı diye özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağını" söylüyor.

"Kötü muamele"ye sıfır tolerans vaat ediyor. 20 yıllık iktidarından sonra, artık iyi bir anayasanın elzem olduğundan söz ediyor. Bunları gülümsemeden söylüyor; yani şaka yapmıyor. Sanki yeni iktidara gelmiş de vaatlerini sıralıyor; sanki hukuku ayaklar altına alan, her eleştirene dava yağdıran, onbinlerce insana sıfır toleransla zulmeden kendisi değilmiş gibi, ağzından bal damlatıyor.

Fakat komik bir zamanlamayla, ekranda “Demokrat Erdoğan” konuşurken, “Despot Erdoğan”ın kararları onu tekzip ediyor:

O, örgütlenme özgürlüğünden bahsederken altyazıda Yargıtay Başsavcılığı’nın HDP’yi kapatmak için inceleme başlattığı haberi geçiyor. 

O, ifade özgürlüğü vaat ederken HDP’li 9 milletvekili için fezleke hazırlandığı, İmamoğlu’na 2 yıla kadar hapis istendiği duyuruluyor.

O, camdan okumaya devam ediyor: Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi haline getirdiği Türkiye’de “gazetecilerin faaliyetlerini kolaylaştıracağını” söylüyor.

Bütün teamülleri yıkıp Anayasa Mahkemesi’ne kendi tetikçisini yeni getirmişken “Yargı bağımsızlığını güçlendirme” sözü veriyor.

Rektörü protesto ettiler diye Boğaziçi öğrencilerinin evlerine baskın yaptırırken, "ifade özgürlüğü geliştirilecek" diyor. 

Ama mesela, "Açtığım bütün hakaret davalarını geri çekiyorum" demiyor. Ya da "Yargıçları atayan heyetin başkanının Adalet Bakanı olması yargıya açık müdahaledir, vazgeçiyoruz" demiyor.

"Bundan böyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını gecikmeden uygulayacağız" demiyor. "RTÜK, basın özgürlüğünün önünden çekilecek", "Partiler kapatılmayacak", "Milletin vekilleri konuşmalarından ötürü yargılanmayacak", "Gösteriler artık yasaklanmayacak" da demiyor.

Erdoğan dünya karşısında çok sıkıştığı için, demir yumruğunu kadife eldivene gizleyip Biden’a uzatmaya, Avrupa Birliği’nin yaptırım kararı öncesi, öfke saçan yüzünü makyajla kapatmaya çalışıyor. Kimseyi kandıramaz.

Bahsettiği yeni anayasa da, insan hakları eylem planı da elzem aslında… Fakat ancak o gittikten sonra yapılacak işler bunlar… Bahsettiği haklar ise en çok, yargılanırken ona ve kadrolarına gerekecek.