Seda TAŞKIN


ARTI GERÇEK - Sular altında kalmasıyla birlikte hayalet kente dönüşen Hasankeyf’i inatla terk etmeyen biri var… Tam 23 yıldır Hasankeyf’teki mağarasında tek başına yaşayan Mehmet Tilki.  

Mehmet Tilki’nin ailesi Hasankeyfli. Yaygın göçler onları da etkiliyor, Adana’ya göçüyorlar. Tilki, Adana’da Yumurtalık ilçesinde dünyaya geliyor. 14 yaşına kadar burada yaşıyor ama göç dalgası, aileyi yine vuruyor. İlçeden Adana merkezine dönüyorlar.

‘HASRETLİK EMEKLİ OLMAMLA BİRLİKTE SON BULDU’

Tilki, yıllarca Adana Büyükşehir Belediyesi’nde çalışıyor. 43 yaşına kadar burada çeşitli görevlerde bulunduktan sonra emekli oluyor. Ve soluğu yıllarca hasretini çektiği Hasankeyf’te alıyor.  

Tilki, göç yollarında içine işleyen memleket hasretini şöyle anlatıyor:

“Yıllarca Adana’da yaşadım ancak aklımda, hep bir gün Hasankeyf’e döneceğim düşüncesi vardı. Biran önce emekli olmak, ardından da Hasankeyf’e yerleşmek istiyordum. Yıllar süren bu hasretlik emekli olmamla birlikte son buldu.” 

ASIRLIK MAĞARA EVİ OLUYOR

Hasankeyf’e dönüş sıra dışı biçimde oluyor. Hasankeyf’in engebeli, dik, zor yamaçlarında günlerce yol alıyor. Uzaktan bakınca insanın içine soğuk bir his bırakan Hasankeyf yamaçları, yanına yaklaştıkça sarıya vuran bir huzur yayıyor Mehmet Tilki’ye, yan yana oluşmuş asırlık mağaraları evi oluyor… 

Tilki, “Yıllarca insanların arasında yoğun iş hayatının ardından sessiz bir yerde, atalarımın topraklarında yaşamak için kolları sıvadım. Ve Hasankeyf’in mağaralarından birine yerleşmeye karar verdim. Ailemi, herkesi arkamda bırakarak, kendimi inzivaya çektim” sözleriyle anlatıyor kararını.

‘KUŞLARIM VE KÖPEKLERİM ARKADAŞLIK EDİYOR’

Tilki, bulduğu bir mağarayı kendine ev yapıyor. Ama hiç de kolay olmuyor. İşe mağarayı temizlemekle başlıyor. Ardından kendini güvende hissetmek için bulunduğu mağaraya kapı ve pencere yapıyor. Bir oda ve balkondan oluşan mağarada Tilki’ye beslediği kuşları ve köpeği arkadaşlık ediyor.

‘İNSANDAN UZAK YAŞAMAYI BEN SEÇTİM’

Şimdi en iyi arkadaşları, Hasankeyf’in asıl sahipleri kuşlar: 

“İnsanlardan uzak yaşamayı ben seçtim. Burada kuşlarım ve köpeğim bana arkadaşlık ediyor. Eğer komşuluk gibi isteklerim olsaydı zaten insanların olduğu yerde yaşardım. 23 yıldır burada inzivaya çektim kendimi. Ama tabi bu mağarada kalmak da benim için kolay olmadı. Türlü engellemeler ile karşılaştım.” 

SADECE EKMEK ALMAK İÇİN İLÇE MERKEZİNİ KULLANIYOR

Hasankeyf’in sular altında kalmasıyla ilçe tamamen boşaltılmış durumda. Tilki ekmek almak için sadece ilçe merkezini kullanıyor. 

Mağarasına minik bir balkon yapan ve tek bölmede yaşayan Tilki’nin duvarında ise gençlik fotoğrafı yer alıyor. Odaya koyduğu kanepeden başka bir eşyası da bulunmuyor.

‘İNSANLAR BUNU HAYVANLARA VERİYOR AMA BEN BUNLARI TÜKETİYORUM’

Odasına koyduğu soba ile ısınan Tilki’nin tek gıdası ise ekmek. Sobanın yanına koyarak ısıttığı ekmekleri, yemeden bir saat önce ıslatarak tüketiyor. Tilki’nin yaşadığı hayata saygı duyan ailesi ise yaşadığı Adana’dan ara sıra Tilki’yi ziyarete geliyor.

Tilki ekmekleri göstererek, “Şu gördüğünüz ekmekleri ıslatıp yiyorum. Benim tek gıdam bu. İnsanlar bunu hayvanlara veriyor ama ben bunları tüketiyorum. Önce ekmekleri kurutuyorum, daha sonra bunları kullanacağım zaman öncesinde ıslatıyorum” diyor.

'HASANKEYF’E BAKTIKÇA HÜZÜNLENİYORUM'

Hasankeyf, eşsiz doğasıyla sadece kuşların, köpeklerin, sayısız türde canlının yanı sıra insan kalabalığından kaçan Mehmet Tilki’nin de evi oluyor böylece. 

Ve bir gün Hasankeyf, sular altında kalıyor. Hasankeyf'in kuşlarının, köpeklerinin, ev sahibi olduğu tüm canlıların hissettikleri Mehmet Tilki'de dile geliyor: 

“Güne uyandığında mağaranın balkonundan Hasankeyf’in sular altında kaldığını görüyorum. Hüzünleniyorum. Çocukluğum ve gençliğimin geçtiği günler gözümde canlanıyor. Bu nedenle buradan kopma gibi bir düşüncem yok. Büyüklerimin bana bıraktıkları bu mağaraya gözüm gibi bakıyorum. Gözümü burada açtım, burada kapatmak istiyorum.”

 

‘ARTIK BENİ RAHAT BIRAKSINLAR’

Mehmet Tilki, mağarada yaşadığı süreç içinde türlü engellemeler ile karşılaşmış. Zorlukları şöyle anlatıyor:

“Suyumu şelaleden kendim getirdim. Yolumu kestiler kendi imkânlarım ile yaptım. Kayık aldım yasakladılar. Cereyanımı kestiler kendim sorunu çözdüm. Her şeyi kendim yaptım. Yardım etmedikleri gibi engel olmaya çalıştılar. Dünya mirası sular altında kalacak dedim. Bu sözlerimi duyan olmadı. Ama mağaraya yerleşmemi sorun ettiler. Mağarama kışın üşümemek, yastığa kafamı rahat koymak için bunu yapmışım, benim başıma neler gelmiş. İnsanlarımız bir lokma ekmek için memleketlerini terk ediyor. Bunları dert etmeyenler benim burada kalmamı dert ediyor. Dünya mirası sular altında kalmış ama tek sorun benim mağaram olmuş!”

Mağarasını terk etmeme noktasında kararlı olduğunu söyleyen Tilki, “Beni yıllarca hapse de koysalar burayı terk etmem. Eğer burası demokrasi ile yönetiliyorsa artık beni rahat bıraksınlar” diyor.