HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meclis kürsüsünde AKP sıralarını eleştiren bir konuşma yaptı. Gergerlioğlu konuşmasında, bütçeden harcanan paralar, hazine garantili müteahhitler, SADAT, Sedat Peker iddiaları, eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın kendi bakanlığına, kendi şirketinden dezenfektan satışı yaptığı gibi kamuoyunda geniş yankı uyandırmış konuları ele aldı. 

Gergelioğlu'nun konuşmasını bitirmesinin ardından ise AKP Denizli Milletvekili Cahit Özkan, söz konusu iddialara ilişkin "Grubumuzu hedef alan haksız, mesnetsiz iddiaları aynen iade ediyoruz, reddediyoruz, kabul etmiyoruz. Eğlenceli, komik bir konuşmaydı, teşekkür ediyoruz!" ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine HDP sıralarından bu kez de Filiz Kerestecioğlu Demir, "Ya, sizinki çok eğlenceliydi!" diyerek Özkan'a karşılık verdi.

Gergerlioğlu ise Cahit Özkan'a "Vicdanın olmadığı için gülüyorsun! Vicdanın olsa gülmezdin!" diyerek tepki gösterdi.

Gergerlioğlu'nun Meclis'te yapmış olduğu konuşma ise şöyle:

"Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben konuşmama AK Parti Grubuna bir soru sorarak başlayacağım, bakalım bu soruyu bilebilecekler mi? Bir şiir okuyacağım: "Allah'ın on pulunu bekleyedursun on kul; / Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. / Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa" Kimdir bunun yazarı ve ne anlatmaktadır? Bakın, Necip Fazıl'ın "Destan" şiirinden bir alıntı yaptım.

AK Partililer yıllarca bu şiiri okuyarak halka "Biz sosyal adaleti sağlayacağız." diyerek geldiler, şimdi bu şiirdeki "Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa" ifadesinin tam tersi her vukuatı işlediler. İşin doğrusu, kurttan bile beter oldunuz. Bakın, sabahtan beri ben anlayamıyorum arkadaşlar, bakın, şu gecenin bu saatinde buradayız. Onlarca vekil size Pandora belgelerini soruyor, büyük skandalı soruyor, kollanan şirketleri soruyor ve bir cevabınız yok.

'5'Lİ ÇETENİN 128 DEFA VERGİ SİLİNMESİ OLAYINI REDDEDEBİLİYOR MUSUNUZ?'

Aylardır biz size talan edilen bütçeyi soruyoruz, o yapılan köprülerden geçen arabaların nasıl paralarının patronlara verildiğini soruyoruz, yapılan hava alanlarına o inen uçakların parasının nasıl boş yere -inmeyen daha doğrusu- uçakların parasını nasıl olur da patronlara verildiğini soruyoruz, çıt yok. Ya, gerçekten anlamıyorum, niye konuşmuyorsunuz arkadaşlar? Bu bir vicdan meselesi. Reddedebiliyor musunuz? Hayır, reddedemiyorsunuz. Pandora belgelerini reddedebiliyor musunuz? Hayır.

5'li çetenin 128 defa vergi silinmesi olayını reddedebiliyor musunuz? Hayır. Nasıl vicdanınız kabul ediyor bunu? Olacak iş mi bu? Nasıl susabiliyorsunuz bunlara? Daha çok şeye sustunuz siz, her şeyi susarak geçiştiriyorsunuz.

Ruhsar Pekcan: Ya, dolandırıcılık yaptığı apaçık belli olan bir bakan anında görevden alınıyor, hakkında hiçbir işlem yok. Tek biriniz çıkıp tek bir kelam etmiyorsunuz.

'10 BİN DOLAR ALAN SİYASETÇİYİ BİZ Mİ SÖYLEDİK?'

10 bin dolar alan siyasetçiyi biz mi söyledik, sizin Bakanınız söyledi, Süleyman Soylu söyledi. Kim bu insan, neden çıkartılmıyor ortaya? O zaman yalan olduğu söylensin. "Hayır, var." Peki, savcılar nerede? Hiçbiri yok ortada, hiçbiri yok ortada.

Daha dün Sedat Peker ölüm listelerinden bahsetti ya, ölüm listelerinden. Bir aralar Sedat'çılar kullanılıyordu, şimdi de SADAT'çılar kullanılıyor. Neredesiniz, niye susuyorsunuz? Bilmiyor muyuz, bilmiyor muyuz, Sedat'çıların kullanıldığını bilmiyor muyuz? Niye susuyorsunuz bunlara?

Öyle yok. Biz soracağız, halk adına, millet adına soracağız.

İşte bakın, son örnek, Tarım ve Orman Bakanlığında ne dolaplar dönmüş. Allah aşkına ya, hayvan ithalatı yapılmış Uruguay'dan ve ardından orada birtakım maddi çıkarlar dönmüş, rüşvetler dönmüş hatta en sonunda Devlet Denetleme Kurulu Bakanlık hakkında soruşturma başlatmış ya.

Bakın, iktidarınızda ilk defa oldu bu, şu ana kadar her şey sümen altıydı, her şey sümen altında. Devlet Denetleme Kurulu Bakanlık hakkında soruşturma başlattı. Nasıl susuyorsunuz buna? Hani "Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa." Vallahi kurttan beter oldunuz, vallahi kurttan beter oldunuz, başka bir şey değil.

'ZENGİNİN VERGİLERİ SİLİNİYOR, GARİBAN ÜCRETLİDEN STOPAJ KESİLİYOR'

Güya vergi adaletiyle ilgili bir şeyden bahsediyorsunuz. A'dan Z'ye tüm maddelerde burada vergi adaletiyle ilgili hiçbir hususun olmadığı apaçık ortada. Ya, asgari ücretliden 500 liraya yakın para kesiyorsunuz ama bakıyorsunuz lüks tüketim maddelerinden hiç vergi alınmıyor. Zenginin, patronun vergileri siliniyor, gariban, ücretliden stopaj kesiliyor ve daha sonra biz bütün bunları söylediğimiz zaman hiçbir şekilde cevap veremiyorsunuz.

Bakın, ben Kocaeli Milletvekili olarak ilçelerimde yüzlerce esnafımla konuştum. Gerçekten o kadar büyük feryatlar var ki insanlara sordum, not da aldım. Alım gücü yok insanlarda. "İnsanlar alamayınca biz de üzülüyoruz." diyor esnaf. Çok sıkıntı var, küçük esnaf bitti şu an, insanlar çok zor durumda. "Küçük esnaf olduğunuz zaman halkla berabersiniz. Büyük mağazalar halkı bilemez, biz insanlarla konuşuyoruz Vekilim, biz biliyoruz her şeyi." diyor, küçük esnaf bize bunu söylüyor. "Her şey 2 misli, alım gücü düştü, bizim işler de durgun, eskiden daha iyiydi ama idare ediyoruz. Kiralar çok arttı, sigorta primleri çok yüksek, stopajdan şikâyetçiyiz." diyor, feryatlar yükseliyor insanlardan. Elektrik faturalarından bahsediyorlar, ayrımcılıktan bahsediyorlar ve diyor ki: "Doların hâli nedir?" İşte, dün Merkez Bankası Başkanı sorumsuz açıklamalar yaptı ve bugün, her şey ortada, 9,10 oldu ve sonuçta ekonomi yine, perişan durumda."