İdlib’te askerlik yaptığı esnada şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Roman yurttaş Caner S.’nin ölümü ile ilgili intihar değil cinayet olduğu iddiası geldi.

29 Nisan’da meydana gelen şüpheli ölüm için askeriyeden intihar açıklaması yapıldı. Ancak Caner S.'nin ailesi, Romanlar Derneği Başkanı Orhan Tangel ve Roman kökenli CHP'li vekil Özcan Purçu ise Caner S.'nin ölümünün intihar değil şüpheli bir ölüm olduğunu ve devlet yetkililerinin konunun üzerine gitmediğini söyledi.  

Cumhuriyet’ten Yaprak Akbaba’ya konuşan CHP’li Purçu, Caner S.'nin naaşının Türk bayrağına sarılmadan tabutla gönderildiğini ve bu olayın şüpheli bir ölüm olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Purçu, Caner S.’nin solak olduğu için kendisini kalbinden vuramayacağını belirterek, "Başka birinin silahıyla vefat ettiğini, şüpheli bir ölüm olduğunu öğrendik. Ailesi bir aydan beri de çocuğun üzerinde ciddi bir baskı olduğunu söyledi. Caner, İdlib'e gönüllü olarak gitmiş. Böyle bir beyanı olan, 'arkadaşlarımla birlikte İdlib'de öleceğim' diyen birinin intihar etmesi çok şüpheli bir durum. CHP olarak bu olayın peşindeyiz. Hukuki süreç için mücadele edeceğiz. Bu çocuk canını hiçe sayıp bu ülkenin güvenliği için gidip orada ölüyor ve şehit sayılmıyor. Ailesi 'benim oğlumun onurunu iade edin, benim oğlum şehit edildi' diyor. Bayrağa sarılmadan tabutla geldi, şehit bile sayılmadı. Şüpheli bir ölüm olduğunu düşünüyorum. Nöbet esnasında kendi silahı yerine başka bir silahtan çıkan kurşunla ölüyor. Çocuk solak, kalbinden kendini vuramaz. Psikolojisi yerinde olmasa neden başkasının silahıyla intihar etsin” dedi.

‘ASKERDEYKEN BÖLÜK KOMUTANI TEHDİT EDİYORMUŞ’

Romanlar Derneği Başkanı Orhan Tangel de, "Çocuk askere gönüllü gidiyor. Askerliğinin bitmesine 40 gün kala normal silahla hayatına son verildi. Resmi kaynaklar 'intihar' diyor. Askeri birlikten gelen bilgi intihar ettiği yönünde. Psikolojik açıdan hiçbir sıkıntısı yoktu, mahalledeki arkadaşlarının da bu yönde açıklaması vardı. Bu çocuğun herhangi bir sorunu yoktu. 'Askerden döndüğümde sevdiğim kızı aileme isteteceğim' diyor. Komutanın silahını alıp kendini vurduğu söyleniyor. Bir insan silahı kalbine doğrultup vurmaz. Defin işlemleri yapılırken kalbinin olduğu bölge bantlanmıştı. Alınan duyumlar Caner'in intihar etmediği yönünde. Askerdeyken bölük komutanı Caner'i 'seni vuracağım, öldürüp burada gömeceğim, sana bu onuru yaşatmayacağım' diye tehdit ediyormuş. Bugün yapılan eylemin temel amacı bilgi edinmek. Bir haftadır devlet yetkililerinin bu olayı araştırıp bilgi vermesini istiyoruz. Fakat herhangi bir yetkili bu olaya dahil olup ilgi göstermedi” şeklinde konuştu.

‘KOMUTAN ROMAN OLDUĞUNDAN DOLAYI HAKARET EDİYOR’

Tangel ayrıca yaptığı açıklamada, “Kırklareli’den Caner kardeşimiz Şırnak’ta askerlik görevini yapıyordu. Caner kardeşimiz gönüllü olarak sınır harekatına katılmak istiyor fakat oradaki bölük komutanı bu arkadaşımıza Roman olduğundan dolayı “Şopar öyle yap, şopar böyle yap” şeklinde hakaret ediyor. Caner kardeşimizin “Bana şopar demeyin” ve “Bu Roman kelimesiyle önüme çıkmayın” diyor fakat bölük komutanı da bu arkadaşımızın okuma yazması olmadığından dolayı bu arkadaşı rencide etmek için elinden geleni yapıyor. 'Git evine bunu ezberle' diyor. 'Komutanım ben bunu nasıl ezberleyeyim benim okuma yazmam yok' diyor. Komutanının üzerine gitmesi nedeniyle Caner kardeşimiz ailesini arayarak 'Bu komutan benim üzerime çok geliyor ne yapacağımı bilemiyorum’ diyor. Ailesi de muhtara gidiyor ve muhtar da bölük komutanını arıyor. Komutan da 'O bizim askerimiz aramızda bir sorun yok' diyor” ifadelerini kullandı.