Dolardaki yükselişin iktidarın dövizdeki artışı durdurma gerekçesiyle uygulamaya soktuğu kur korumalı mevduat (KKM) sisteminin kamuya yükünü de katladığı belirtildi. Son dönemde bankaların dolar mevduatı olan yurttaşları arayarak “KKM’yi tercih eder misiniz” diye sorduğu öğrenilirken, söz konusu sisteme ilişkin değerlendirmelerde bulunan iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, iktidarın ne pahasına olursa olsun büyümeyi sürdürebilmek için bu sistemde gidebileceği kadar gideceğini söyledi. İktisat profesörü Boratav, iktidarın bu politikasının yükünün de emekçi sınıfların sırtına yükleneceğini işaret etti.

Cumhuriyet’e konuşan Boratav, “Bütün bu unsurlar iç talebi pompalıyor. Dış finansmanda bir tıkanıklık gelmezse mümkün mertebe sürdürecekler. Vade sonlarında uygun kurlarla sistem devam edecek. Bu da Türkiye’nin toplam döviz varlıklarının önemli bir bölümü Hazine’ye, Merkez Bankası’na geçmesi demek" değerlendirmesini yaptı.

‘OLASI İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİNDE BU SİSTEM TUZAĞA DÖNÜŞECEK’

Olası bir iktidar değişikliğinde tuzağa dönüşen bu sistemden nasıl kurtulunacağının şimdiden tartışılması gerektiğine işaret eden Boratav, ilk aşamada döviz fiyatlarında sert sıçramanın kaçınılmaz olacağını vurguladı. Türkiye’nin orta sınıfının kendisini güvenceye alacak yatırım araçlarını döviz, gayrimenkul olarak gördüğünü de dile getiren Boratav, bunun olası bir iktidar değişikliğindeki geçiş sürecinde enflasyonla mücadeleyi çok daha keskin hale getireceğini vurguladı.

‘ENFLASYONLA MÜCADELEDE ÖNLEM ALINMADIKÇA EMEKÇİLERİN GELİRİ DRAMATİK ŞEKİLDE ERİYECEK’

İktidarın mağdur olan çalışan sınıflara enflasyonu hafifletici yöntemlerden uzak durduğunu da ekleyen Boratav, Almanya’dan İngiltere’ye kadar tüketicinin kritik fiyat artışlarından korunması için önlemler alındığını hatırlatarak,“Enflasyonla mücadelede bu tür önlemler alınmadıkça emekçilerin reel gelirlerindeki dramatik erimeye ilaveten bir de kemer sıkmanın yaratacağı küçülmenin yansımaları ortaya çıkacak” dedi.

‘BU MODELİN YÜKÜ EMEKÇLERİN SIRTINA YÜKLENECEK’

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin de bunu özetlediğini, “Biz enflasyonu değil çarkların dönmesini, üretimi, ihracatı, yatırımı tercih ettik, dar gelirliler hariç” yönünde ifadeleri olduğunu anımsatan Boratav, şöyle devam etti: “Kendilerine göre bir model oluşturmuşlar. Emekçiler sonuna kadar yükü sırtlanacak ancak istihdam belli ölçülerde sürüklenecek. İşte bu yılın büyüme tahmini yarı yarıya indirildi. Yüzde 3.5, 4. ‘Bununla idare ederim ben’ diyorlar” diye konuştu.

‘TÜRKİYE EMEKÇİLERİ CUMHURİYET TARİHİNİN EN AĞIR BÖLÜŞÜM ŞOKUNU YAŞIYOR’

Boratav, olası iktidar değişikliğinde KKM’ler nedeniyle çıkan sorun hariç, dövize yığılmanın yaratacağı baskılara bir de kamu maliyesindeki kemer sıkma eklenirse, büyük kayba uğrayan emekçilerin bir de ekonominin daralmasının yaratacağı istihdam kayıplarından da darbe yiyeceklerini vurguladı.  Türkiye’nin emekçi katmanlarının Cumhuriyet tarihinin en ağır bölüşüm şokunu yaşadıklarını kaydeden Boratav, “Enflasyonu pompalayan ek etkenlere dövize kaymanın yaratacağı ilave bir baskı da eklenecek” değerlendirmesini yaptı.