ARTI GERÇEK- ARTI TV'de ekrana gelen Ezo Özer ile "Odak" programında, 15 Temmuz'da dağıtılan kayıp silahlar mercek altına alındı. Önceki dönem CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm ve Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk'ün konuk olduğu programda, kayıp silahlarla birlikte, kayıt dışı ve ruhsatsız silahlar da gündeme geldi. 

'HİÇ AÇIKLAMA YAPMAYAN BAKANLIĞIN SON DAKİKADA AÇIKLAMA YAPMASI İLGİNÇ BİR DURUM'

Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, "Aslında CHP eski milletvekili Mehmet Tüm konuyu yıllar önce gündeme getirdi. Fakat devletimiz bazen şöyle yapar: Konuyla ilgili soru önergeleri verilmesine rağmen ya hiç yanıt vermez ya da 'ilgili kanun hükümlerince işlemler yapılmıştır' derler, ne olduğunu anlamazsınız. Dolayısıyla soru işaretleri böyle şeylerde artar" dedi ve "Ama yıllardır suskun kalan İçişleri Bakanlığı bir açıklama yaptı. Ankara Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki 7 adet makineli tabancadan söz ediliyor, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde 16 silahın kaybolduğu, İstanbul'da 1 silahın kaybolduğu, bakıldığı zaman 20-30 silahın kaybolduğu, bunların da 'FETÖ'cüler tarafından depolardan çalındığı ifade ediliyor. Bu işin kolaycılığı, hiç açıklama yapmayan bakanlığın son dakikada bu açıklamayı yapması çok ilginç bir durum" ifadelerini kullandı.  

"Yaklaşık 106 bin silahın kayıp olduğu belirtiliyor. Gerçekçi olmak gerekirse bu kadar silahın kaybolması mümkün değildir. Depolardan çalınması mümkün değildir. Ne olabilir?" diyen Öztürk, şöyle devam etti:

'15 TEMMUZ'DA İNSANLAR KİMİN SİLAHIYLA ÖLDÜRÜLDÜ?'

"Normalde silahların seri numaraları üzerinden nereye gittiği kayıt altına alınır. Ancak örtülü ödenekten satın alınan silahların Suriye'ye gönderildiği iddia ediliyordu. Bu silahlar o silahlar olabilir, bunlar kayıp silahlar olarak kayıtlara geçmiş olabilir. Yoksa normal koşullarda bir silahın depolardan çıkarılması mümkün değildir, o zaman da kayıp değil çalıntı silah denilir.  

15 Temmuz'da bazı vatandaşlara silah verildiği bilinen bir durumdur. Yani Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün ilgili biriminden, geri getirilmek üzere, bir takım silahlar verilmiştir. 15 Temmuz'da 272 kişi öldü. Burada önemli olan bu kişilerin kimin silahıyla öldürüldüğü. Bu konuda sessiz kalındığını biliyoruz." 

'BUGÜN OLMASA BİLE ZAMANI GELDİĞİNDE BU KİŞİLER HAKKINDA DAVA AÇILIR'

Ezo Özer'in, "Sedat Peker'in son paylaşımlarından sonra İçişleri Bakanlığı açıklama yapar mı size göre?" sorusuna da yanıt veren Öztürk, "İçişleri Bakanlığı'nın taktiği şu: Biz şu örgütünün başındaki kişiyi muhatap almıyoruz. Hiç öyle demeye gerek yok. Bu konular iddia edildiğine göre, hatta iddia demeye de gerek yok, bunlar suç ihbarıdır, dolayısıyla bu suç ihbarları ortaya döküldüğüne göre Ankara Cumhuriyet Başsavcısının bu konuyla ilgili araştırma yapması gerekir. Ama siz 'Bu kim oluyor ki, biz suç örgütü liderini dikkate mi alacağız?' diye yaklaşırsanız hiçbir ilerleme olmaz. Dolayısıyla akla şu geliyor: Demek ki bazı olaylar doğru ve üzeri kapatılmaya çalışılıyor. Nasıl ki sosyal medyada sıradan bir vatandaş cumhurbaşkanı veya hükümetle ilgili konuştuğunda nasıl anında harekete geçiliyorsa bununla ilgili de harekete geçilmesi gerekir. Şunu unutmamak gerekir:  Devlette her şeyin kaydı tutuluyor. Bugün olmasa bile yıllar sonra, yeri geldiğinde bu kayıtlar ortaya çıkartılır ve dava dosyalarına tanık olabiliriz. Zamanında harekete geçmeyenler ileride suçlu duruma düşüyor" diye konuştu. 

'107 BİN KAYIP, 25 MİLYON RUHSATSIZ SİLAH VAR'

"Kayıp silahlar" konusunda Meclis'e zamanında çok sayıda soru önergesi veren önceki dönem CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm de "Buraya nereden gelmiştik?" diyerek şöyle devam etti:

"Ankara işlenen bir cinayetin ardından cinayeti işleyen kişi 'Ben 15 Temmuz'da dağıtılan silahla bu cinayeti işledim' diye itiraf etmişti. Biz de bu olayın izini sürdük, devletin resmi sitelerine girdik ve gördük ki 2014 yılında 14 bin 682 kayıp silah var. Darbeden sonra bu rakam 107 bine çıkmış. Bunu defalarca sorduk ama cevap vermediler. İçişleri Bakanlığı'nın sitesinde 'Bu silahlar 1944'ten beri kayıp' diye yazdılar. Bu gülünç bir şey. Onun öncesinde, Türkiye'de ciddi bir silahlanma var, bunu da gündeme getirdim. 25 milyon ruhsatsız silah bulunmaktadır. Bakkaldan ekmek, peynir alır gibi silah temin ediliyor. Bir tarafta kayıp ve çalıntı silahlar var, hesabı verilmiyor; diğer tarafta bireyse silahlanmanın önü açılmış durumda. Bunun peşini bırakmamalıyız çünkü hepimizin can ve mal güvenliği tehlikede. Tabii 'herkes' derken, iktidar ve yandaşları silahlı. 

'BU SİLAHLAR KİME VERİLDİ VE HANGİ CİNAYETLER İŞLENDİ?'

Bizim gündeme getirdiğimiz silahlar devletin arşivinde olup da kaybolan silahlar. Sedat Peker'in dile getirdiği silahlar ise kayıt dışı silahlar. Sedat Peker'in sadece bu konuda değil söylediği hiçbir şey yalanlanmadı. Çünkü Peker, dün onlarla işbirliği yapan, onların yanında olan, mitingler düzenleyen, kendini feda eden bir kişi. Zaman zaman AKP'lilerin silahlandığını duyuyoruz. Ama benim dile getirdiğim durum resmi belgelere dayalı. Bu silahlar nerede? Kimlere verildi ve hangi cinayetler işlendi bu silahlarla? Bu silahlar olduğu yerde durmuyor. Ama ne yazık ki bu konuda hesap verilmedi." 

Ezo Özer'in "Sedat Peker'in 'Halkın beynine bunlar seçimle de gitmez algısı yerleştiriyorsunuz. Seçimlerde tıpış tıpış gidecekseniz' diyor ama siz bu kadar iyimser olabilir misiniz? Bu kadar silahlanmanın, paramiliter güçlerin oluşturulduğu bir ülkede demokratik seçimle gider mi bu iktidar size göre?" sorusunu yanıtlayan Tüm, şunları söyledi:

'İSTEDİKLERİ KADAR SİLAH DAĞITSINLAR, NEYLE İKTİDARDA KALACAKLAR?'

"İstedikleri algı bu. Şu da bir gerçek ki, dünyanın hiçbir yerinde halkın desteği olmadan bir iktidar başta kalamaz. Bu ülkede milyonlarca insan aç, perişan, intihar edenler var. Yani halkın gücü karşısında hiçbir güç dayanamaz. Eğer gitmeseydi tarihteki diktatörler gitmezdi, bunlar da gidecek. Milyonlarca insan mağdur durumda, bu tarafta insanların kaybedeceği bir şey yok. Ama onların kaybedecekleri çok şey var. Bu ülkenin rantını 5 tane müteahhite peşkeş çektiler. Onlar korku içinde yaşıyorlar. Ankara ve İstanbul'da da gitmez dediler ama gittiler. İstedikleri kadar yandaşlarına silah dağıtsınlar, neyle iktidarda kalacaklar? Elbette bir algı yaratmaya çalışıyorlar ama toplum bu algıya yenik düşmeyecektir. Ve psikolojik üstünlük şu anda muhalefette. Muhalefet şunun farkında: Birlik olursak bunlar gidebilir. Muhalefetin gündeminde de bu var. Önümüzdeki seçimlerden sonra Cumhur İttifakı diye bir ittifak olmayacak bu ülkede."