Tarla, bahçe, dükkan, villa, çiftlik, arsa, konut… Son dönemde ödenemeyen ticari ve bireysel krediler nedeniyle binlerce ipotekli gayrimenkul bankaların eline geçti.

Güncel verilere göre Türkiye’nin 16 bankasında 5 bin 499 adet gayrimenkul ilanı bulunuyor. Satılık gayrimenkul ilanlarında kamu bankaları başı çekerken, tarımsal kredilerde ön plana çıkan Ziraat Bankası’nda satılık tarla ve meyve bahçelerinin sayısı yüksek. Açılan ihale ilanlarının Anadolu’da yoğunlaşması ise dikkat çekiyor.

Peki, hangi bankada kaç gayrimenkul ilanı var?

Bankaların resmi internet sitelerinde yer alan bilgilere göre, üç kamu bankasında toplam 3082 gayrimenkul ihale ilanı yer alırken, özel sermayeli 10 mevduat bankasında toplam 1873, üç katılım bankasında ise 544 ilan bulunuyor.

BANAKALAR, HACİZ YOLUYLA HER TÜRLÜ GAYRİMENKULE EL KOYUYOR

Deutsche Welle Türkçe'de yer alan habere göre, Ziraat Bankası’nda 1926, Halkbank’ta 1001, Garanti BBVA’da 613, Denizbank'ta 462, Türkiye Finans'ta 399, İş Bankası’nda 211, Yapı Kredi’de 190, Vakıfbank’ta 155, Türkiye Ekonomi Bankası’nda 143, Akbank’ta 141, Albaraka Türk’te 132, Fibabanka’da 48, QNB Finansbank’ta 31, ING Bank’ta 26, Kuveyt Türk’te 13, HSBC Türkiye'de sekiz gayrimenkul ilanı yayında.

Geri ödenmeyen kredi borçlarına karşılık bankalarda haciz yoluyla el konulan her türlü gayrimenkul bulunuyor.

İstanbul Kadıköy’de 203 milyon ve 107 milyon liralık iki eğitim tesisi de, Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde bulunan 65 milyon liralık dükkan da, Üsküdar’da 35 milyon liralık villa da, Kayseri’de 128.5 milyon liralık arsa ya da Trabzon Maçka’da 7 milyon 975 bin liralık otel de satışta…

Peki, Türkiye ekonomisinde kredi borçluluğuna bakıldığında tablo neyi gösteriyor?

BANKALARIN KULLANDIRDIĞI KREDİLERİN TOPLAMI 3,8 TRİLYON TL

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin perşembe günü açıklanan verilerine göre, 2020’nin Kasım ayı itibarıyla bankalar tarafından kullandırılan kredilerin toplamı 3,8 trilyon lirayı geçiyor. Bu rakamın 853 milyar lirası bireysel, yaklaşık 3 trilyon lirası ise ticari kredilerden oluşuyor. Pandemi döneminde düşen gelirler de dikkate alındığında bu borcun geri ödenmesinde sorunların artmasından endişe ediliyor.

Verilere göre, Kasım 2020 itibarıyla bankalar tarafından tasfiye olunacak alacaklar 164.3 milyar lirayı buldu. Tasfiye olunacak alacaklar bireysel kredilerde 20.5 milyar TL, ticari kredilerde 143.7 milyar TL oldu.

EN FAZLA BATIK İNŞAAT SEKTÖRÜNDE

İnşaatta 29 milyar, toptan ve perakende ticarette 28.8 milyar, elektrik, gaz ve su kaynakları sektöründe 16.4 milyar, turizm sektöründe 8.8 milyar, tekstilde 6 milyar, tarımda 5 milyar TL değerinde batık kredi bulunuyor.

Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe giren toplam kişi sayısı ise 641 bin olarak kayda geçti.

SORUNLU KREDİLER ARTACAK

Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman, tasfiye olunacak alacaklara yakın izlemede olan krediler de eklendiğinde rakamın 520 milyar TL’yi bulduğunu belirtiyor. 

Şişman’a göre yapılandırma ile ötelemelerin vadesinin gelmesiyle bankalardaki sorunlu krediler artacak. Kredi büyümesi açısından bu yılki enflasyon ve reel büyümenin önemli olduğunu belirten Şişman, "Eğer kredi büyümesinde enflasyonun altında bir büyüme gerçekleşirse bu yeni kredileri sorunlu hale getirmeyebilir. Ama her şey 520 milyar liralık yaklaşık tasfiye olunacak alacaklar ve takipteki izlenen kredilerin geleceğine bağlı. Orada da yüzde 10-15’e sıçrayan bir takipteki gecikme gözlüyoruz. 3,5 trilyon liralık mevduat ve bir o kadar da kredi hacmi var. Bunun bu sene pandeminin iyileşmesine bağlı olduğunu gözlüyoruz" diyor.

Covid-19 tedbirleri kapsamında kredilerin takibe düşme süresi 90 günden 180 güne çıkarılırken, uygulamanın süresi altı ay sonra 30 Haziran 2021’e uzatıldı. Buna göre takibe düşme süreleri toplam bir yıl ötelenmiş oldu.

Bu nedenle yasal takibe giren krediler ve kişi sayısında önceki yıla göre düşüş görülse de gelecek dönemde bu sayıda bir artış olacağına dönük kaygılar var.

AŞI PROGRAMI ETKİLEYECEK

Şişman’a göre ekonomi ve kredilerin geleceği de yapısal sorunların ortaya çıkıp çıkmamasının yanı sıra aşının dağıtımının yeterli olup olmamasıyla ilişkili.

Şişman, "AVM’lerdeki ve ticari kredilerdeki sorunların ağırlaşması bununla ilişkili. Ayrıca bireysel kredilerde de konut ve başta taşıt olmak üzere takipteki alacakların sorun yaşamaması, önümüzdeki dönem aşı programlarının yeterli derecede uygulanması, aşı stokunun artırılması ve dışarıdan aşı temin edilmesiyle ilişkili. Aksi takdirde buralarda da sorun ağırlaşabilir" diye konuşuyor.