Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK - 12 Eylül sonrası Ankara’da Mamak kışlasında MHP davasını izlemiştim. Sanıklar, “Biz zindandayız, fikirlerimiz iktidarda” diyordu.

Aradan 40 yıl geçti. MHP bugün resmen iktidar ortağı değil, ama fikriyle de kadrosuyla da fiilen iktidarda…

Türkeş’ten sonra partiyi devralan Devlet Bahçeli, partisini 1999’da koalisyon ortağı yaptı. Sonra da erken seçim çağrısıyla o koalisyonu yıktı, AKP’yi iktidara taşıdı. Seçimde baraj altında kalsa da, o, 2000’lerin siyasete yön veren aktörü olmayı başardı.

2010’da Erdoğan’a “Hayâsız, ahlaksız, edepsiz” deyip “mide bulandıran koku yaydığını” söylediği için tazminat ödedi. 

2015’te partide röportaj yaparken bana masasının hemen yanındaki ayaklı saati göstermiş, “Saat tam 17;25’te pilini çıkarttım -ki unutmayalım” demişti. 17-25 Aralık yolsuzluk skandalının hesabını sormaktan asla geri adım atmayacağını söylemişti.

Hesap sormak şöyle dursun, bir yıl sonra o skandalın kahramanıyla, “hayâsız” dediği adamla ortak oldu. Evet, baştan sona ilkesizlik siyaseti; ama sonuca bakarsanız, Bahçeli’nin, başarısını teslim etmek zorunda kalırsınız.

Herkes onun Erdoğan’ın takozu olduğunu söylerken, gelişmeler aslında onun, Erdoğan’ı kendi ideolojik kapanına kıstırdığını gösterdi. 

Ona kabine içinde operasyon yaptırtacak kadar…

Ona ağır hakaret etmiş Çakıcı için özel af çıkarttıracak kadar…

Ona ekibinin son kalan neferlerinden Arınç’ı harcatacak kadar…

Ona reform lafını ikinci gününde yutturacak kadar…

Adına yaraşır şekilde, devlete hâkim olup Gülen’in boşluğuna kendi kadrolarını yerleştirdi Bahçeli; hem tabanına iş buldu, hem kendi iktidarını kurdu. Partisinin barajı aşabileceği bile şüpheli, ama Türkiye’nin en güçlü adamını rehin almış durumda… Tokmak onda, davul Erdoğan’ın boynunda… Kendisi dışarda, fikri iktidarda…

Erdoğan, Bahçeli’nin yüzde 10’luk desteğini garantilemek için yüzde 90’ı feda ettiğini anladığında çok geç olacak.