Yağmur KAYA


ARTI GERÇEK- Türkan Dağdelen Muğla Ortaca'da kurduğu hayvan barınağı ile 16 yıldır hayvanları toplayıp beslemekte, sağlık bir şekilde bakmakta ve tedavilerini yürütmekte olan bir kadın.  

İngiltere'nin zengin şehrinden Muğla'nın tozlu yollarına düşen bir kişilik Türkan Dağdelen. Dağdelen, son derece heyecanla kendi hayatını kurmak isterken bir gün arkadaşıyla yemeğe gittiği yerde tanıştığı bir köpek hayatını değiştirir. Köpeğe bir süre baktıktan sonra İngiltere'ye dönmektir niyeti ama köpeğe olan sevgisi Dağdelen'i hem hayvanlara hem de Muğla'ya bağlar. 

Tanıştığı bu köpeğe Karakız adını koyan Dağdelen, Karakızı kaybedince kurduğu bu barınağı tüm sokak hayvanlarına adamış.  Barınağın giriş kapısının hemen yanında Karakız'ın hem mezarı hem heykeli bulunmakta ve üzerine "Her şey seninle başladı, seninle bitmedi" diye yazıyor. Bu kayıbın ardından yaşamını artık Muğla'ya ve insanlarına adadığını ifade eden Dağdelen, "Gördüğüm bütün güçlüklere, hayvanlara eziyete, hakaretlere rağmen Muğla topraklarını ve insanları sevdim ve hizmet etmeye devam edeceğim. İnsanlara hayvanlar için duyarlı olmasını, duyarlı insanların el ele vermesini temenni ediyorum" diyor.  Dağdelen, bu girişimiyle insanlara sokakları daha güvenli ve sağlıklı hale getirme işlevini yaparak aynı zamanda bir kamu görevi yaptığını vurguluyor. 

Basit gibi görünen bu karşılaşma Türkan Dağdelen için çok uzun çok meşakkatli ve zorlukla geçecek yıllara dönüşecektir aynı zamanda. Ama tüm sorulara rağmen  yöre halkı için bir şeyler yapmak istediğini söylüyor Dağdelen. 

'GEREKLİ TEDAVİLERİ BORÇ HARÇ  MUTLAKA YAPTIRIYOR'

Ortaca'da servetini kullanarak ve tüm yasal kurallara uygun çok özel bir hayvan barınak yapıyor Dağdelen. Açtığı bu barınağı hayvanların mutlu olabileceği, temiz, güvenli bir yaşam alanı hâline getiren Dağdelen, bu alanı güvenli ve temiz hale getirebilmek için çok çaba sarf ettiğini belirtiyor. Lakin; hayvanların bakım ve ilaç masraflarının çok yüksek olduğunu hayvanların barınağa hasta olarak bırakıldığını, aşı ve kısırlık işlemlerinin çok pahalı olduğunu söylüyor. Dağdelen, duyarlı insanların ve kurumların desteğini beklediğini ve bunun bir insanlık görevi olduğunu vurguluyor. 

KÜÇÜK BİR KORUYA ÇEVİRDİ

Barınakta bütün ayrıntıları düşünen Dağdelen, köpekleri cinsine, yaşına, sağlıklı hasta duruma göre ayırdığı alanlar ve türüne göre de bölmeler oluşturmuş. Barınakta köpeklerin haricinde keçi, koyun, eşek, ördek bulunurken, Dağdelen aynı zamanda bu alanı küçük bir koruya çevirmiş. 

'HAYVANLARIN SAĞLIĞI İNSANLARIN SAĞLIĞI DEMEKTİR'

Dağdelen, maddi sıkıntılardan dolayı ayrı ev bile tutmayıp barınakta kaldığını ama hayvanları tedavi edebilmek için sürekli borç yapmak zorunda kaldığını, duyarlı insanlardan, kurumlardan destek beklediğini ifade ediyor. Yine imkanı olmadığı için tek çalışan bulundurduğunu diğer bütün işlere kendiside koşturduğu için sürekli hastalandığını belirten Dağdelen, 16 yıldır Muğla halkı ve çocuklar için sokakların da güvenliğini böyle sağladığını ifade ederken, "Hayvanların sağlığı aslında insanların sağladı demektir" diyor. 

TIPKI BİR DAĞ GİBİ 

Bu ülkede hayvan barınakları yapıp da hayvanlara eziyet eden, büyük hak ihlalleri yapan ve hayvanları suistimal eden barınaklarda var. Aşırı gelenekçi ve muhafazakar siyaset kadına güçsüz, işlevsiz gözle bakarken Türkan Dağdelen gibi kadınlar, bu geri bakışa rağmen olağanüstü bir güçle insanlığa yatırım yapmıştır aslında. 

Dağdelen de tıpkı bir dağ gibi hayvanlara olan bu duyarlılığıyla, hepimize ve bu topluma bir kadının büyük bir vicdan hareketi başlattığını göstermektedir.