Rusya'nın Ukrayna yaptırımlarından kaçmak için faaliyete geçirdiği Uluslar arası ödeme sistemi Mir ABD ve AB'nin yaptırım kıskacında. ABD, sistemi uygulayan ülkeleri ve sisteme dahil olan bankalara baskısını artırırken Türkiye'den sisteme dahil olan İş Bankası ve Denizbank çekildi. Ancak Halkbank, Vakıf Bank ve Ziraat Bankası'nın sistemdeki faaliyetleri hala sürüyor.

ABD ise sistemi kullanan bankaların yaptırımları deldiğini ve kendilerinin de yaptırımlarla karşılaşabileceğini söylüyor. Hükümet ise Mir konusunda çözüm arayışında. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla olağanüstü bir toplantı düzenleyeceği belirtildi.

Mir'e ilişkin ekonomistler VOA Türkçe'den Begüm Dönmez Ersöz'e değerlendirmelerde bulundu. Amerikalı yetkililer Türkiye’de iki özel bankanın Rus ödeme sistemi MIR kullanımını askıya almasının ardından başka bankalardan benzer adımlar beklerken, uzmanlar bu sistemin kapsamlı şekilde kullanılmasının dolaylı yaptırımları tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. ABD'nin bu konuda baskısını artıracağını söyledi.

“YAPTIRIMLARIN YANLIŞ TARAFINDA OLMA RİSKİ”

MIR sistemi, Rusya'nın Kırım’ı ilhak etmesi nedeniyle yaptırımlarla karşı karşıya kalınca 2014 yılında geliştirilmişti. Sistem, Ukrayna işgalinden sonra uygulanan yaptırımlar uyarınca iki kredi kartı şirketi Mastercard ve Visa’nın Rusya’da faaliyetleri ve hizmetleri durdurmasının ardından genişletildi. MIR ödeme sistemi, Rusya’nın yaptırımları delmesinde olası bir mekanizma görevi görebileceği ve Kremlin’e mali açıdan bir nefes alma imkanı tanıyabileceği konusundaki endişeler sebebiyle Batılı yetkilileri kaygılandırdı.

Amerikalı üst düzey bir yönetim yetkilisi hafta içinde VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, iki bankanın MIR sistemini askıya alma kararının mantıklı olduğunu belirtti. Yetkili “MIR sisteminin askıya alınması bir bankayı Rusya ile iş yapmaktan kaynaklanan yaptırım riskinden korumanın en iyi yollarından biri. Daha fazla bankanın MIR sistemini askıya almasını bekliyoruz çünkü koalisyonun yaptırımlarının yanlış tarafında olma riski almak istemezler” ifadelerini kullandı.

“İKİ TÜRK BANKASI ÇAPRAZ ATEŞTEN KAÇTI”

Uzmanlar ABD Maliye Bakanlığı’na bağlı yaptırımların uygulanmasından sorumlu olan Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi'nin (OFAC) geçen hafta yayınladığı açıklamanın, bu sistemlerin yaptırımların delinmesinde kullanılmasını engellemeyi amaçladığına dikkat çekti. Uzmanlar iki bankanın MIR kararıyla Batı ülkelerinin Rusya’ya ekonomik yaptırım baskısını artırdığı bir sırada çapraz ateşte kalmaktan kaçınma çabası olarak niteliyor.

2014 yılında Rusya’ya karşı yaptırımların hazırlanmasına liderlik eden ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Yaptırım Politikasından Sorumlu eski Koordinatörü Daniel Fried, iki bankanın 'ihtiyaten mantıklı şekilde hareket ettiğini' söyledi.

Merkezi Washington’da bulunan Atlantik Konseyi uzmanlarından olan ABD’nin eski Polonya Büyükelçisi Daniel Fried, OFAC’ın açıklamasının MIR sistemiyle iş yapmanın belirli bir derecede risk teşkil ettiğine işaret ettiğini belirterek, iki bankanın doğru bir adım attığı görüşünü dile getirdi.

ABD Maliye Bakanlığı’nın geçen hafta açıkladığı yaptırımların ardından Reuters’a konuşan eski OFAC yetkilisi Brian O’Toole da, “Ellerinde diplomatik ya da istihbarat olarak, Rusya’nın yaptırımları delmek için iç ödeme sisteminde uluslararası bağlantı kurmayı amaçladığına ilişkin bir gösterge olmalı” ifadelerini kullandı.

ASH: HÜKÜMET MİR'E KISITLAMA GETİREBİLİR

Londra’da bulunan Bluebay Asset Management’ın gelişmekte olan piyasalar uzmanı Timothy Ash, MIR sistemini askıya alma kararı alan iki bankanın, yapılacak işin olası dolaylı yaptırımlara takılma riskine değmeyeceğine kanaat getirdiği görüşünde.

Sistemde kalan Halkbank, Vakıf Bank ve Ziraat Bankası'na da değinen Ash “Devlet bankalarını hükümet yönlendirecektir. Belki Türk hükümeti, bankacılık sistemine yönelik kapsamlı risk ve hasarı sınırlandırmak için bu kurum üzerinden yapılan MIR işlemlerine kısıtlama getirebilir” dedi.

Johns Hopkins Üniversitesi’nden Uygulamalı Ekonomi Profesörü Steve Hanke, bu üç devlet bankasının da MIR sistemini askıya alıp almayacaklarını kestirmenin zor olduğunu belirtti. Hanke, Türkiye’nin turizm gelirine ihtiyaç duyduğunu ve sistemin tamamen kapatılmasının dolaylı olarak Rus turizmini etkileyebileceğini söyledi.

Timothy Ash ise düşük sezona girildiği için olası bir kaybın etkisinin daha az olacağı görüşünde.

“BASKININ ARTMASINI BEKLİYORUM”

Financial Times gazetesi de geçten haftaki bir haberinde, ABD ve AB’nin Türkiye üzerinde Rusya yaptırımları konusunda baskıyı arttırdığını ve Brüksel’in bu konudaki endişelerini Türk yetkililere iletmeye hazırlandığını aktardı.

Bundan sonraki beklentileri değerlendiren ABD Dışişleri Bakanlığı’nın eski yaptırım koordinatörü Daniel Fried, Amerika’nın çok sayıda kaynağını Rusya’nın kanallarını kurutmaya ayıracağı öngörüsünde bulundu. Fried “Bana kalırsa ABD’nin Rusya yaptırımlarını delenlerden hesap sorulması konusunda baskı artacak. Orta Asya ve Güney Kafkasya’daki ülkeler, yaptırımların delinmesinden kaçınmak amacıyla, bankalarının ne yaptığına daha fazla dikkat etmeye başlayacak” diye konuştu.

ABD DAHA ÖNCE DE TÜSİAD'A MEKTUP YOLLAMIŞTI

Amerikalı yetkililer bir süredir yaptırımların hedefinde olan Rus kişi ya da kurumlarla iş yapılması konusundaki kaygılarını iletiyor. ABD Maliye Bakanlığı geçen ay TÜSİAD’a gönderdiği mektupta yaptırım kapsamındaki Ruslar’la ticari ilişkilerin devam ettirilmesi konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliye Bakanı Nureddin Nebati Twitter’dan paylaştığı mesajda “Türk iş dünyası örgütlerine iletilen mektubun iş çevrelerimizde bir endişe yaratması anlamsızdır” ifadelerini kullanmıştı.

ABD Maliye Bakanlığı’nın iki numaralı yetkilisi Wally Adeyemo da geçen ay Maliye Bakan Yardımcısı Yunus Elitaş ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. ABD’den görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada Adeyemo’nun “Rus kişi ve kurumların yaptırımları delme girişiminde bulunduğuna ilişkin kaygıları gündeme getirdiği” belirtilmişti.