Nisan 2016. DİHA muhabiri Nedim Türfent’in haberi bomba gibi düşüyordu Türkiye gündemine. Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bir inşaat şantiyesinde 52 işçi ters kelepçelenip yüzükoyun yere yatırılmıştı. Etraflarında Özel Harekât Timleri vardı. Başlarındaki komutan bağırıyordu:

“Türkiye Cumhuriyeti devletinin gücünü göreceksiniz. Hepinizi tanıyorum ben. Kim hainlik yapıyor, kim ihanet ediyor, karşılığını görecek. Ne yaptı lan size bu devlet. Türk’ün gücünü göreceksiniz. Bakma ulan bana. Hendeklere bak sen…”

Başka bir ülkede olsa yer yerinden oynardı.

Ama işkence Türkiye’de olunca yapana değil de duyurana ceza verilir.

Nedim Türfent, önce ‘JİTEM’ adlı sosyal medya hesaplarından ölüm tehditleri aldı. Ardından özel Harekât Timleri tarafından aranmaya başladı. Akrabalarının olduğu köye baskın düzenlendi. “Nedim Türfent nerede? Onu bulmamız gerekiyor” diyordu timler.

12 Mayıs’ta gözaltına alındı Türfent. Ama nereye götürüldüğü belli değildi. Sosyal medyada büyük bir tepki yükseldi. “Nedim Türfent nerede?” diye soruyordu herkes. Bu kadar tehdit alınca akıbetinden endişe ediliyordu haliyle.

Sonunda tepkiler sonuç verdi ve Türfent’in Yüksekova’da olduğu açıklandı o gece.

“Örgüt üyesi” olmakla suçlanıyordu. Ama herkes biliyordu ki gazeteci Nedim Türfent, bir işkenceyi ortaya çıkardığı için cezalandırılmak isteniyordu.

13 Mayıs’ta tutuklandı. İddianamesi tutuklandıktan 13 ay sonra hazırlandı. Yaptığı haberler ve haber için gerçekleştirdiği görüşmeler suç sayılıyordu savcıya göre. Dosyasında 4 gizli tanık vardı, 2’sine ulaşılamadı. 22 de açık tanık vardı, bunlardan da ikisine ulaşılamadı.

İlk duruşması 2017’de görüldü. Devam eden duruşmalarda 20 açık tanıktan 19’u ifadelerini işkence altında verdiğini söyledi. Kimi ölümle, kimi tecavüzle tehdit edilmişti. Hatta bazıları Türfent’ten özür de diledi. Ancak, ‘bağımsız’ olduğu iddia edilen yargı bunların hiçbirini görmedi. Mahkeme, Türfent’e örgüt üyeliği suçlamasıyla 7 yıl hapis cezası verdi, ‘fiilin devamlılığı’ iddiasıyla cezayı arttırıp 8 yıl 9 aya çıkardı.

Mahkeme, Türfent’in haberlerinden rahatsız olmuştu. “Rahatsız edecek abartılı yorumlarla haber yapabildiği” diyordu kararının gerekçesinde. Yani açıkça gazeteciliğin cezalandırıldığını itiraf ediyordu.

Elbette Nedin Türfent, yargılama sırasında duruşmalara fiziken katılma hakkından da mahrum bırakıldı.

Sadece Nedim de değil, işkence gören 52 işçi de gözaltına alınmıştı. 4’ü tutuklanmış. 2’si ilk duruşmada serbest bırakılmıştı. 2 işçi ise örgüt üyeliği suçlamasıyla 28’er yıl hapis cezası aldı.

İşçilerin darp raporları vardı ama bunun için ayrı bir soruşturma başlatılmadı tabii.

Video görüntüleriyle ilgili Başbakanlık, İçişleri Bakanlığına inceleme talimatı verdiğini açıklamıştı, Hakkari valiliği de soruşturma başlattığını söylemişti.

Ama sonuçta işkenceciler değil işkenceyi ortaya çıkaran gazeteciye ceza verildi.

Bugün de benzer bir durumu yaşıyoruz.

Mezopotamya Ajansı Van Bürosu ve Jinnews’in Van muhabiri dört gazetecinin evi dün sabah polisler tarafından basıldı. Mezopotamya Ajansı muhabirleri Cemil Uğur ve Adnan Bilen ile Jinnews muhabiri Şehriban Abi ile gazeteci Nazan Sala gözaltına alındı. Ve 24 saat avukat kısıtlaması getirildi.

Başta Cemil Uğur olmak üzere bu gazeteciler Van’da iki köylünün helikopterden atılması olayını duyuran gazetecilerdi.

Helikopterden atıldıktan sonra yaşamını yitiren Servet Turgut’un ağabeyi Naif Turgut tepki gösteriyordu gazetecilerin tutuklanmasına:

“Yapılan haksızlığı, zulmü ortaya çıkarmaya, sesimiz olmaya çalıştılar. Hastanede bulunduğumuz zaman diliminde Cemil ve gazeteci arkadaşları sürekli yanımızdaydılar. Gazetecilere böyle şeylerin yapılmaması gerekiyor, çünkü buraya gazeteciler lazım.”

Cemil ve arkadaşları haber peşinde koştu. İki köylünün helikopterden atıldığını belgeledi.

Tıpkı Nedim gibi onlar da işkenceyi kamuoyuna duyurdu. Ve bu nedenle susturulmak isteniyorlar.

“Türk’ün gücünü göreceksiniz“ demeye devam ediyor devlet. Kürtlere işkence yapıyor, Kürtleri helikopterden atıyor.

Bunu duyuran gazetecileri de cezalandırıyor.

Dün Nedim Türfent, bugün dört gazeteci daha.

Ama bilmiyorlar ki gazeteciler işlerini yapmaya devam ediyor.

Çünkü #gazetecilik suç değildir!