Grupta oynadığı 5 maç sonrası iddiası kalmayan Başakşehir, son çıktığı Paris Saint Germain deplasmanında futbol dünyasına damga vurdu…

Olayı muhtemelen takip etmişsinizdir. Tartışılacak bir tarafı yok…

Bir Rumen hakem, Sebastian efendi, pozisyon sonrası Başakşehir teknik heyetinden antrenör Webo’nun atılması için orta hakeme seslenirken ‘Şu Negro’ ifadesini kullandı, insanlık yaralandı…

Olayı takip ederken Sebastian efendinin ‘Ben Negro demedim, Negru yani siyah dedim’ açıklaması geldi ekranlara…

Telefonumdan çeviri programlarına baktım… İngilizce ‘Negro’nun karşılığı zenci, onu biliyoruz da... Rumence ‘Negru’nun karşılığı siyah…

Diyelim ki Sebastian efendi ‘Negru’ demek istedi veya dedi… İyi de... Efendi, sen hakemsin, yönetici pozisyonundasın ve ırkçılık görev aldığın konum için de son derece hassas. Dikkatli ol efendi…

Türkçe de çok elastik bir dildir. Bir harf, hatta bir telaffuz biçimi bile büyük yanlış anlamalara neden olabilir. Görevi, bulunduğu konum gereği hepimiz dili kullanırken son derece hassas davranırız.

Sebastian efendi bu hassasiyetten uzak davranınca, niyetini bilemiyoruz ama büyük krize yol açtı…

Tekrar ediyorum, affı yok…

Sebastian efendinin bu biçimsiz davranışı sonrası bir anlamda futbolun, sporun birleştirici güzel yönü de ortaya çıkıverdi…

Başakşehirli oyuncular sahadan çıkarken statta herkes takıma destek verdi.

Başakşehir’in sıcağı sıcağına attığı ‘No to Racism’ gönderisini PSG kulübü anında tekrarlayarak destek verdi. Ardından da tüm kulüpler aynı desteği verdiler…

Başta Neymar ki bu konuda hassaslığı daha önce izlenmişti, Fransız ekibinin tüm oyuncuları ‘Nous sommes avec vous’, yani ‘Sizleyiz’ deyiverdiler… Hiçbiri ‘Bizi bağlamaz’ tavrında davranmadılar.

Derken Türkiye’den, Avrupa’nın her bir tarafından Başakşehir’e, Webo’ya destek yağdı…

Futbolun insanları bir araya getirmek için ne kadar güçlü olduğunu hatırladık. Keşke keyifli bir olayla olsaydı bu anımsama ama öyle olmadı…

Sebastian efendinin tüm sözleri ve kendisine tüm tepkiler net bir şekilde duyuldu. Corona’dan ötürü sessiz ortamda oynanan maçın yansımaları her yere yansıyıverdi. Webo kadar tepkili Demba Ba’nın ‘Why you say Negro’ diye haykırışına Sebastian efendinin yanıt verememesi, Negro mu Negru mu dediğini ya da niyetinin ne olduğunu net bir şekilde ortaya koydu…

Maç bir gün ertelendi ama Başakşehirli futbolcular tavırlarıyla, sahada geçemediği turu gönüllerde geçtiler.

TFF Başkanı Nihat Özdemir Corona’ya yakalanan isimlerden. Dilerim bir an önce sağlığına kavuşur. Kendisinin ‘Durum idareci’ yapısını bilen bilir. Hasta yatağından TV kanalına bağlandı, “Hareket çok çirkin ama gereken yapıldı, Başakşehir sahaya çıkıp oynamalı” deyiverdi.

İşte bunu yabancı futbolcuya anlatamazsınız… Gelen haberler, başta Demba Ba olmak üzere Başakşehir’in yabancılarının ‘Hakem kadrosu değişmeden oynamayız’ dediği şeklinde. Duruş da budur kanımca…

TFF demişken…

Başakşehir’in ertelenen maçı oynanacak ama sportif açıdan bir şey değişmeyecek… Başakşehirli futbolcular duruşlarıyla Şampiyonlar Ligi’ne imza attılar… Sonrasında yoklar…

Türkiye’nin Avrupa’daki tek umudu olarak Sivasspor kaldı…

Sivaspor’la ülkede futbolun nasıl tuhaf yönetildiğinin örneğini yaşıyoruz. Sivasspor’un maç fikstürü Fenerbahçe, Galatasaray veya Beşiktaş için aynen düzenlenmiş olsaydı, şimdilerde kıyamet kopuyordu.

Nasıl mı?

Sivasspor son lig maçını pazartesi Sivas’ta oynadı. Perşembe günü de İsrail’de belki de kendileri için sezonun en kritik maçına çıkacaklar.

Peki Yiğidoların Trabzonspor gibi zor bir deplasmanı pazartesi oynamalarının nedeni neydi? O maç pazar oynanamaz mıydı?

Aynı fikstürü TFF, büyük takımlardan birine oynatabilir miydi?

Biz de ne diyoruz… Vardır bir bildikleri!