Kavramları iyi, yerli yerinde kullanmak lazım.
Piyasalarda spekülasyon yapmak suç değildir, her spekülasyon risk almayı gerektirir, risksiz spekülasyon yoktur çünkü spekülasyon belirsizlik ortamında yapılır.
İçeriden bilgi alarak (insider trading) piyasalarda işlem yapmak ise spekülasyon değildir, çünkü kesin ya da kesine yakın bir bilgi ile yapılan işleme spekülasyon denemez ve suçtur.  
Dün Türkiye Merkez Bankası PPK (Para Piyasaları Kurulu) toplantısından ilginç bir karar çıktı ve piyasa aktörlerinin tüm beklentilerine karşın gösterge faiz sabit tutuldu.
Oysa, piyasalarda en azından iki puanlık bir artış beklentisi vardı ve bu beklenti doğrultusunda da kurlarda bir düşüş yaşandı.
Hafta başında ABD doları 7.95 TL iken Perşembe günü yani PPK toplantısı sabahı ortalama 7.80 TL’ye düştü ve MBPPK’nın ilginç kararı sonrası ABD doları tekrar 7.96 seviyesine yükseldi.
Bu süreçte ilk yapmamız gereken saptama şu: “Bir ekonomide temel göstergeler beş, altı bürokratın kararı ya da kararsızlığı ile bu kadar etkilenebiliyorsa orada çok büyük sorunlar vardır”.
Türkiye’nin de durumu aynen budur.
Devlet başarısızlığının da en temel göstergesi enflasyon oranının yüksekliğidir.
Türkiye yüksek enflasyonlu ülkeler ardasında dünyada on dördüncüdür, siz okurları üzmemek için bizim de üzerimizde olan on üç ülkeyi saymak bile istemiyorum.
Bazı sözde iktisatçı arkadaşların da hala “yüksek enflasyon çok kötü değildir, piyasa aktörleri zaman içinde uyum sağlıyorlar” falan demeleri de çok ürkütücüdür. 
Gelelim Perşembe günkü karara.
Çarşamba akşamı ya da Perşembe sabahı şayet bankadaki yedi yüz seksen bin TL’niz ile yüz bin ABD doları alıp Perşembe öğleden sonra tekrar bu yüz bin dolarla TL’ye dönmüş iseniz bir gün hatta üç, dört saat içinde havadan on beş bin TL para kazanmış oluyorsunuz.
Böyle bir ekonomi olamaz.
Bu işlemi Çarşamba ve Perşembe günleri kaç kişi yapmıştır, bilemem ama bu bilgi muhtemelen BDDK’nın elinde vardır ama biz fanilerin bunu öğrenmesi pek mümkün değildir herhalde.
Bu işlemi yapanların, varsa, tümünün suç işlediklerini iddia edemezsiniz çünkü bankasında yedi yüz seksen bin TL’si olan bir, iki vatandaş da Erdoğan-Merkez Bankası ilişkisini iyi anlayıp bu faizi sabit tutma kararını (!) öngörüp üç saat önce ucuz dolar alıp öğleden sonra pahalı doları satıp on beş bin TL kazanmışlar ise söyleyeceğim sadece “Helal olsun bu para sana” olabilir çünkü riskli bir ortamda başarılı spekülasyon yapmışlardır.
Ama, acaba PPK kararını önceden öğrenip bu işlemi yapmış olanlar da var mıdır?
Onlar suç işlemişlerdir.
BDDK’nın böyle bir araştırma yapmayacağı da malumdur yani yapacak bir şey pek yoktur. 
Türkiye’de kaç kişinin bankada yedi yüz seksen bin TL’si var diye de sorabilirsiniz ama zaten spekülasyon ya da “insider trader” suçu işlemek de asgari ücretlinin, işsizin, iş bulmaktan umudunu kestiği için işsiz sayılmayanın, KHK’lının işi değildir.
1989 tarihli 32 sayılı karar sonrası makul bir süreçte bu tür sorunların, bu tür ortamların sonlanacağını düşünmüştü iktisatçıların önemli bir bölümü.
Ama burası Türkiye.
Arabalarda, malum, beşinci viteste iki yüz kilometre yapabiliyorsunuz hız limiti olmayan otoyollarda (mesela Almanya).
Ancak, arabaların geri vitesi ile hız yapmaları güvenlik gibi anlaşılır nedenlerden mümkün değildir. 
Ama, rahmetli Çetin Altan’ın da bir sözü vardır: “Türkiye’nin geri vitesinin hız limiti yoktur”.