Rusya’nın birçok analizcileri ve medya, Rusya’daki siyasi gelişmelerin iktidarın gündeminde olan ve bir biriyle iç içe olan üç olayla ilgili olduğunu düşünüyor. Bu da Rusya’da, Beyaz Rusya’da (Belarus) ve Suriye’de yaşanan gelişmelerdir. Bu ülkelerdeki olası iktidar değişimleri aynı seyirde devam ediyor. Beyaz Rusya ve Suriye’deki senaryoların birçok noktalarının uyuştuğunu belirtmek gerekir. Her iki ülkede de devlet başkanı ve toplum arasında çatışma var, her iki ülke de muhalefetle diyaloğu reddetmekte, her iki ülke de eylemleri şiddetle bastırma yöntemlerini kullanmakta, her iki ülke de Rusya’dan yardım almakta ve Batıyı kabul etmemekte. Batı ve Doğu arasındaki dengelere oynama, kaprisler, devlet başkanlarının kendilerine göre hareket etmeleri ve dar kafalılıkları, eskiden bu yana süren aynı politikalar.

Rusya’daki iktidarın Suriye ve Beyaz Rusya’dakiyle benzerlikleri olmasının yanında farklılıkları da mevcut. Ortak noktalar; her üçünde devlet başkanlarının uzun süre iktidarda kalmaları ve muhalefetle çatışmaları. Farklılık ise Rusya devlet başkanının sorunları çözmedeki yaklaşımının daha yüksek boyutta olması, ısrarcı olmaması, sertlik ve esnekliği dengeli kullanması, pragmatik yaklaşım ve şiddette başvurmadan muhalefeti politik yenilgiye uğratması.

En önemli farklılık ise Rusya’nın nükleer silaha sahip bir ülke olmasıdır. Tüm benzerliklere rağmen bu nokta ülkelerin stratejik konumlarını çok farklı yapar. Nükleer silaha sahip olmak, başka ülkelerin yaptığı hataları yapma hakkına sahip olmama anlamına gelmektedir.

Lukaşenko ve Esad’ın şu anda bulundukları konum aynıdır. Farklılık ise çatışmanın boyutunda. Suriye’de yıllardır iç savaş sürüyor. Beyaz Rusya’da ise iç savaş ihtimali giderek yükselmesine rağmen henüz böyle bir çatışma söz konusu değil. Şam da Minsk de Rusya’nın “hastalarıdır.” Rusya’nın yardımı olmadan bu her iki ülke de yok olur. Moskova bu ülkelerdeki iktidar değişimini politik kriz çerçevesinde denetlemeye çalışıyor ve bu ülkelerin toprak bütünlüklerinin yegâne garantörü konumunda.

Rusya’daki gelişmeler Suriye ve Beyaz Rusya’dakine benzer zorluklar taşıyor. Rusya’nın denetim alanlarını genişletmesi nedeniyle Batıyla olan ilişkileri gerginleşmeye devam etmekte ve tüm kötü öngörülere rağmen Rusya’daki politik sistem sağlamcılığını koruyor. En önemli olan nokta ise anayasa reformu idi ki, başarıyla yapıldı ve seçimler sakin geçti. Sistemi fazla zorlamadan kadro değişimleri yapılmaya devam ediliyor. Tüm zorluklara rağmen bu üçlüden başarıyla varlığını sürdürmeye devam eden sadece Rusya’dır. İşte Batının Rusya’ya bu denli kızgın olmasının temelinde bu başarı yatıyor.