Rusya ve Batılı ülkeler arasında yeni bir karşıtlığın başlamakta olduğu belidir bu karşıtlık 'soğuk savaş' döneminkinden daha sert olacak. Batının az zamanı kalmış ve Rusya’yla olabilecek diyaloğun tüm yoları kapatıyor. 

Beyaz Rusya’da olanlar ve muhalif lider Aleksey Navalni'ye olanlar, sürmekte olan savaşın hatlarıdır diyebiliriz. Bu hızla devam etiği sürece birkaç yıl içerisinde durum daha da kritikleşecek ve devlet için hayati olan bazı alanlarda daha da kötüleşecek. Bu prosesin en temel nedeni ise batı uygarlığının krizi ve Avrupa ve ABD elitlerinin durumun kontrolünü ellerinde tutma çabalarıdır.

Olacaklara kıyasla Demir Perde, Fulton Konuşması ve Soğuk savaş gibi karşıtlıklar çok hafif gelecekler. Bu ekonomik ve politik karşıtlık birçok alanda neredeyse çatışmaya dönüşecek.

Batının çabaları sonucunda Rusya’nın ilişkileri düzeltme ve pozitif seyir almaya çalışma şansı kalmadı. Beyaz Rusya’da olanlar ve Navalni'nin etrafında gelişen yaygara Batının, Rusya’yla ilişkileri düzeltme ve diyalog gibi bir derdinin olmadığını gösteriyor. Batınin eskisi gibi çatışmalardan kaçınmayı düşünmediğini gösteriyor. ABD ve AB elitleri kendi durumların bilincindedirler ve yıkılmakta olan düzenlerini korumak için zamanlarının az olduğunu anlamışlar. Batı için esas olan demokrasinin temellerinin sarsılması bir yana bir de tüketim toplumunun ideolojisini oluşturan "gün gittikçe hayat daha da güzel olacak" sloganı da ölmüş bulunmakta. Zaman gittikçe daha da daralıyor ve bir an önce bunun önünü almalılar. Sistem çökmeden önce global bir çatışma şart çünkü bu sistemi çökmekten kurtarmanın tek yoludur.

Bundan dolayı Batı ve ABD bu çatışmanın bir an önce başlaması için durumu daha da gerginleştirerek sertleştirecekler ki işbirliğinin umudu bile kalmasın. Analitiklerin görüşlerine göre kolektif Batı Rusya’ya karşı düşmanca politikasını devam edecek ve ancak askeri bir çatışma bu politikaya son verebilir.

Önümüzdeki zamanda bunun belirtileri daha da net olarak ortaya çıkmaya başlayacak.