Nilgün 15 yaşındayken, kendisinden 15 yaş büyük kuzeniyle zorla imam nikahıyla evlendirildi. 1,5 yıl boyunca maruz kaldığı ağır fiziksel ve psikolojik şiddet nedeniyle ailesine “Ben dayanamıyorum artık, sürekli şiddet görüyorum, eve dönmek istiyorum” diye yalvardı ve 17 yaşında ailesinin evine döndü.  

19 ve 20 yaşındayken, evde yalnızken, başka bir kuzeninin iki kez tecavüzüne maruz kaldı. İlkinde ailesine söyleyemedi. İkincisinde annesine söyledi; annesi kuzeninin annesiyle konuşup döndükten sonra Nilgün’e “Baban duymasın, olayın üstünü kapat. Zaten adın çıkmış, dulsun, bu olayı anlatıp kendini iyice rezil etme” dedi. Ailesi Nilgün’ü 21 yaşındayken ona tecavüz eden kuzeniyle evlendirmeye çalıştı. Nilgün kesinlikle kabul etmediğini söyleyince annesi “O zaman ilk gelene seni vereceğiz, ya onunla ya bununla” dedi. Nilgün “Ben evlenmek istemiyorum” dese de fayda etmedi ve onu başka bir erkekle evlendirdiler.   

Nilgün bir süre sonra hamile kaldı. Evlendiği erkek çocuğu doğurmasını istemiyordu ama Nilgün de çocuğu aldırmak istemiyordu. Adam Nilgün’ü kürtaj için zorla hastaneye götürmek istediğinde Nilgün karşı çıkıyordu; adam da karnına ve sırtına vurarak Nilgün’e fiziksel şiddet uyguluyordu. Bu şiddet nedeniyle Nilgün çocuğunu düşürdü. 

Adam daha sonra da şiddeti sürdürdü. İşten geldiğinde Nilgün uyuyorsa ya da yemeğin tadını beğenmediyse sürekli şiddet uyguluyordu. Bir yandan da sürekli başka kadınlarla birlikte oluyordu. 

Nilgün 22 yaşındayken ikiz çocuklara hamile kaldı. Bu ikizlerden birini, yine adamın fiziksel şiddeti yüzünden düşürdü. Doğum yapmak üzere hastaneye giderken adam ona eşlik etmedi. Ve doğumun ertesi günü adam evden çıkıp iki hafta hiç gelmedi. İki hafta sonra geldiğinde de, annesinin Nilgün’e getirdiği erzakları çöpe dökerek “Siz açlıktan ölün, geberin” dedi. Nilgün onun erzakları çöpe dökmesini engellemeye çalışınca yine şiddet uyguladı. 

ADAM SOKAK ORTASINDA BİLE ŞİDDET UYGULUYORDU

Adam Nilgün’e “Bu senin ikinci evliliğin. Ailen seni istemeyecek. O yüzden ben sana istediğim her şeyi yaparım” diyordu. Daha sonra, eve başka kadınlar getirmek istedi. Nilgün’e şiddet uygulayarak kadınların fotoğraflarını gösteriyordu. “Ben bu kadını bu hafta buraya getireceğim, sen de burada olacaksın, üçümüz aynı yatağa gireceğiz” diyordu. 

Bir gece yarısı, kapı çaldı, Nilgün kapıyı açtığında adamın yanında bir kadın olduğunu gördü. Dönüp içeri giderken adam boğazına sarıldı, “Bak ya bunu yapacaksın ya da seni öldürürüm” diyerek Nilgün’e vurmaya başladı. Nilgün’ün dudağı patladı. Yalınayak kendini binadan dışarı attı. Ama aklına birden 1,5 yaşındaki kızı geldi ve eve geri döndü. Evde hiç kimse yoktu ama çocuk hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Nilgün kızıyla beraber o gece kız kardeşinin evine gitti. Ama sonra mecburen eve geri döndü. Adam daha sonra bir ev bulduğunu, orada grup seks yapılacağını söyleyip Nilgün’e “Sen de geleceksin” diye baskı yapmaya başladı. Nilgün o günlerde geceden evden kaçıp kız kardeşine gidiyor, bir-iki hafta korkudan eve gidemiyordu. Eve döndüğünde ise adam bu kez de “Niye kaçtın?” diyerek ona şiddet uyguluyordu. Nilgün anne ve babasının evine gidemiyordu çünkü annesine bu durumdan bahsettiğinde “Bu senin ikinci evliliğin, bu eve dönüp bizim adımızı kirletemezsin, sakın bizim evimize bile gelme” dedi. Adam Nilgün’e sokağın ortasında bile şiddet uyguluyordu. Nilgün sokakta yere yığılmış halde annesini aradığında, “Kalk kalk, bir şey olmaz, evine git” cevabını alıyordu. 

POLİSLERİN ÖNÜNDE BİLE KADINA ŞİDDET UYGULADI

Nilgün kendini çok çaresiz hissediyordu. Ailesi ona sırtını dönmüştü. 2019 sonunda, bir gün olan biteni anlattığı bir arkadaşı ona avukat buldu. Ama Nilgün o sırada yine eve gitmekten korkuyordu çünkü adamın ona yine şiddet uygulayacağını biliyordu. Ailesinin evine de gidemiyordu. Arkadaşı “Eve git sen, ne olacaksa olsun, karakolluk olursunuz böylece” deyince Nilgün eve gitti, evi temizledi, tam uyuyacakken adam geldi, “Sen bu evden defolup gideceksin. Bir-iki yıla borçlarım bitiyor. Kendime yeni bir eş buldum, seni istemiyorum, senden nefret ediyorum” dedi. Nilgün de “Lütfen sen git, bu evi bana bırak. Benim ailem bana bakmaz” deyince adam elindeki rakı şişesini Nilgün’ün sırtında parçaladı ve şiddeti sürdürdü. Komşular duysun ve onu kurtarsın diye Nilgün bağırdı. Komşular kapıyı çalınca adam kapıyı açıp onları küfretti ve “Bir daha gelmeyin” dedi. Bir saat sonra eve polis geldi. Polislerin arasında adamın tanıdıkları olduğu için, polislerin önünde bile Nilgün’e vurup tehditlerini sürdürdü. Nilgün polislerle karakola gidip şikayetçi oldu. Daha sonra abileri karakola gelerek “Kesinlikle şikayetçi olmayacaksın, bu konuyu burada kapat. İstiyorsan boşan ama şikayetçi olamazsın” dediler. 

KADININ AİLESİ: KOCANA DÖN, BİZ SANA BAKMAK ZORUNDA DEĞİLİZ

Nilgün kızıyla beraber ailesinin yanına taşındı ve boşanma davası açtı. Aradan iki hafta geçtikten sonra adam bu eve gelerek “Pişmanım, bir daha aynı şeyleri yapmam” dese de telefonla Nilgün’ü tehditlerini sürdürdü. Nilgün telefon numarasını değiştirmek zorunda kaldı. Bu arada ailesi de “Adam pişman, evine döneceksin. Sen yuvasını yıkan kadın olmayacaksın. Bu adama iftira atıyorsun. Boşanma davasını sonlandıracaksın. Biz sana bakmak zorunda değiliz” diye baskı uygulamaya başladı. 

Bir keresinde, evden kızını alıp bir ay alıkoydu. En sonunda çocuk eve geldiğinde, Nilgün ona babasının kendisine nasıl davrandığını sordu. Çocuk da “Cebinde siyah bir silah var. Bana eğer sen eve dönmezsen bu silahla seni öldüreceğini söyledi’ dedi. Nilgün’ün ailesi bunu bile ciddiye almadı.

Adam bir gece geldi “Nilgün’ü almadan buradan gitmem” dedi. Ailesi Nilgün’ü zorla yollamaya çalışınca kadın kendini odaya kilitlemek zorunda kaldı. Ertesi sabah Nilgün’ün babası “Biz sana bakmak zorunda değiliz. Defolup git, seni reddediyoruz” deyince Nilgün kızını alıp evden gitti. Zar zor biriktirdiği az bir parası vardı. Tek odalı eşyalı bir ev kiraladı. Sonra abileri Nilgün’ü buldu ve “Tamam söz biz artık sana karışmayacağız, ne istiyorsan o olsun” dediler. Nilgün de “Ben zaten sadece çalışıp kızıma bakmak istiyorum” diyerek eve dönmeyi kabul etti. 

ÜCRETİNİ ÖDEYEMEYİNCE AVUKAT DA SIRT ÇEVİRDİ

Ama Nilgün eve döndükten bir ay sonra ailesi yine “Kocana döneceksin” diye baskı yapmaya başladı. Boşanmak istediği adam ailesinin evine gelip annesinin önünde onu “Eve dönmezsen seni öldüreceğim. Sokağın ortasında bile olsa seni geberteceğim. Başka bir erkekle konuştuğunu görürsem senin beynini patlatırım. Sen ölene kadar bana aitsin” diye tehdit etmeye ve şiddet uygulamaya devam ediyor.   

Ailesi izin vermediği için, Nilgün boşanma davasının görüldüğü ilk duruşmaya gidemedi. Bir sonraki duruşma da Covid-19 salgını nedeniyle ertelendi. 

Nilgün’ün ailesi “Kocana döneceksin, boşanma davasını geri çekeceksin” diye söylenmeye devam ediyor. Nilgün iş aradı ama babası “Bu evde kaldığın sürece çalışamazsın” dedi. Ailesi sürekli “Biz sana ve kızına bakmak zorunda değiliz. Boşansan bile dayının dul oğluyla evleneceksin. Senin evlilikten başka çaren yok” demeye devam ediyor.

İşin kötüsü, Nilgün boşanma davasına bakan avukatının ücretini ödeyemediği için, avukat da sırt çevirdi. “Sen ödemeni yapana kadar dosyayı dondurdum, dosyana bakmayacağım” dedi. 

Nilgün’ün şu anda en başta hukuki olmak üzere, her türlü desteğe ihtiyacı var.

El üstünde tutulan ‘aile’nin her zaman güvenli bir yer olmadığını görmek için, Nilgün’ün yaşadıklarına bakmak yeterli. Onun hikayesi, bu ülkedeki binlerce kadının hikayesi.