GALATASARAY: 2    HAJDUK SPLIT: 0


Hajduk ne demek? 

Haydut. 

Adamların haydutluk edip de kapıp kaçmaya fazla niyeti yok ama Galatasaray'da öyle birisi var ki, adamlara habire cesaret pompalıyor...

Kimi kastettiğimi söylememe gerek var mı?

Diagne mi, Cagne mi her ne muhteremse; vicdan, merhamet duygusu körelmiş. Öyle birer birer değil, ikişer üçer sakatlıyor. Taktik dersleri literatüründe böyle bir arabaşlık var mı bilmiyorum. Ama keşke bu kadar protein tüketeceğine, biraz da vitamin dengesine özen gösterseydi. O zaman belki daha yararlı olurdu... 
***
Etebo'nun da etobur olduğunu söylüyorlar ama, çocuk belli ki dengeli beslenmiş. Hareketleri gayet akıllıca. 
Ömer de, ihtiyar Babel de öyle, Emre desen fevkalbeşer. Ya Marcao? On numara beş yıldız. 
Feguli ve Linnes de her zamanki ortalamalarını tutturuyorlar. 
Kaleci Fatih, doğrusu Muslera'yı aratmıyor... 
***
İkinci yarıda Terim'in Belhanda'yı oyuna alması, medyaya, muhtemel yenilgi sonrası malzeme oluyor. Ama Arap çaaat diye golü atmaz mı... 

Hadi bakalım. 

Askerlik arkadaşım Babel de ikileyince, haydutlar dut yemiş bülbüle döndü. Kanatları kırıldı, tüyleri, telekleri döküldü... 
***
Bu maç bitti. 

Gelelim siyasete. 

Yani her şeye maydanoz olan "yetkili" kişilerin burnunu sokmadığı bir tek (tek bir değil) 3'üncü lig kalmıştı. 

Onu da iğfal ettiler. 

Osmaniye'deki İçel İdmanyurdu maçında neler oldu, biliyor musunuz? 

Uzun hikaye. 

Merak edenler gugıldan mugıldan baksınlar. 

Sağlık dileklerimle...