Cumhuriyet Halk Partisi’nin hafta sonu gerçekleştirdiği 37. Olağan Kurultayının ardından gözler artık partinin yeni A Takımı'nda.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 60 ismin belirlendiği Parti Meclisi üyeleri içinden yeni MYK’sını oluşturacak. Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı nedeniyle bugün itibariyle tatile çıkıyor, listeyi bayram sonrası açıklaması bekleniyor.

MYK’da değişiklik olacak mı?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun aklından ne geçiyor bilinmez ama kurultay salonunda delegenin verdiği mesaj değişim yönünde. Türkiye’de nasıl bir değişim ihtiyacı var ise CHP’de de aynı değişim ihtiyacı var.

Kılıçdaroğlu bana kalırsa bu değişim rüzgarının önünde durmak istedi. Bu nedenle Parti Meclisi seçimlerine sunduğu anahtar listeyi geniş tutarak, delinmesini engellemeye çalıştı. Bunun için 52 kişinin seçileceği PM seçimlerine 80 kişilik anahtar liste sundu ve delegenin dikkatini kendi listesinde tutmaya çalıştı. Buna rağmen listeyi 10 kişinin delmesi önemli bir mesajdı.

Kılıçdaroğlu, 31 Mart seçimlerine ahde vefa olarak MYK’ya anahtar listede yer verdi. Delege, Tuncay Özkan, Yıldırım Kaya, Aykut Erdoğdu, Ünal Çeviköz’ün üstünü çizdi. Kılıçdaroğlu, parti yönetimini koruyamadı. Kılıçdaroğlu, listeyi delen bazı isimleri MYK’da değerlendirecek mi? Delegenin mesajını nasıl yorumlayacak?  

Şeklen değişim mesajı böyle okunuyor. İçeriğe yönelik okumalar yapmakta ise zorlanıyoruz. Zira kurultay öncesi parti içi muhalefet bir araya gelemeyerek, iyi bir sınav veremedi. Muhalefetin önde gelenleri bireysel olarak hareket etmeyi tercih ettiler. Bu da hem toplumda ve CHP tabanında çok güçlü olan değişim talebinin, güçlü ve tek ses olarak kurultaya yansımasının önünde engel oldu.

En azından kurultay salonunda yaptığımız görüşmelerin, değişim talebinin Kılıçdaroğlu’nun “Dostlar ittifakı” olarak tarif ettiği ittifak söyleminin partileri aşarak, tabanda bir birliktelik oluşturmasını öncelediğini söyleyebilirim. İttifakların merkez sağı aşarak solda nasıl kapsayıcı olacağı, tabana nasıl yayılacağı da soru işaretleri arasında. Kürt sorununu konusunda daha cesur adımlar atılması mesajı da önemli.

Buna karşın Kılıçdaroğlu’nun Kürt sorununu Kurultay’da en yüksek perdeden dile getirdiğinin altını çizelim. CHP Lideri, kurultayda Cumhuriyetin İkinci Yüzyılına Hazırlık manifestosunu sunarken, “Kürt sorununu biz çözeceğiz” dedi. Çözüm yeri olarak Parlamento'yu işaret etti. Bu hem Çözüm Sürecine ilişkin bir eleştiri hem de yeni döneme ilişkin önemli bir çıkış.

Kılıçdaroğlu, parti içindeki beklentilere böylece kısmen yanıt verdi.

Ya kurultay salonu dışında nasıl karşılık buldu bu öneri?  

HDP’nin de bu çıkışı önemsediğini söyleyim. HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ile Kılıçdaroğlu’nun manifestosunu konuştuk. “Kurultayda bu şekilde ele alınmasını önemli görüyoruz, demokrasi adına önemli bir çıkış” diyor. Peki Parlamento’yu işaret etmesi? Oluç, “Biz de sorunun çözümü için Parlamento'ya çağrıda bulunmuştuk. Dolayısıyla Parlamento'nun aktif olması iyi bir fikirdir, katılıyoruz” diyor.